Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, Prof. Dr. Canan Karatay’ın ‘corona’ya karşı karbonatlı suyla gargara önerisine ilişkin “Bu konuyla en ilgisiz bir vatandaş bile, bu virüsün karbonatla, tuzlu suyla, çorbayla, limonla ölmeyeceğini biliyor. Halkta yalancı güven duygusu oluşturup gerekli diğer tedbirleri uygulamamasına neden olacak bu gibi söylemler son derece tehlikeli” dedi.

İç hastalıkları ve kardiyoloji uzmanı Prof. Dr. Canan Karatay, Covid-19’a karşı C ve D vitamini alınması önerisinde bulunmuş, vatandaşlara ayrıca sabah akşam karbonatlı suyla gargara yapmalarını önermişti.
‘Uzaklaştırma etkisi bile yok’
Karatay’a tepki gösteren Ceyhan şu ifadeleri kullandı: “Bunları konuşmak dikkat çekmekten başka bir anlam ifade etmiyor. Çünkü ne bilimsel ne de pratikteki uygulamalarda virüsten korunmanın maske, mesafe, el hijyeni dışında bir anlamının olmadığını biliyoruz. Bunun virüsü bırakın öldürmeyi, ortamdan uzaklaştırmak için bile bir etkisi yok. Dünyada bunlar tartışıldı ve bu tartışmalar bitti, dikkat çekmek için ileri sürülüyor, hiç de doğru bulmuyorum. Halkta yalancı güven duygusu oluşturup gerekli diğer tedbirleri uygulamamasına neden olacak bu gibi söylemler son derece tehlikeli, insan sağlığına zarar verici. Ben bunu söyleyenlerin vicdanına bırakıyorum.”
‘Yüzeylerden bulaşmaz demek mümkün değil’
Ceyhan, tıp dergisi Lancet’te yayımlanan, corona virüsünün yüzeylerden bulaşma ihtimalinin düşük olduğu yönündeki çalışmayla ilgili de ‘corona yüzeylerden bulaşmaz’ demenin mümkün olmadığını belirtti.
Ceyhan şunları söyledi:
“Lancet’te, güvenilir tıp dergisinde hastane yüzeylerinde bile riskin düşük olduğuna dair yazı çıktı. Ama aleyhine olan da epeyce çalışma çıktı. Şunu kabul etmek lazım; bu durum virüsün yoğun olduğu dönemlerde çok etkin değil zaten. Yani virüs toplumda çok yoğunsa bulaşların çok büyük bir kısmı direkt solunum yolu ile oluyor. Bir kişinin ağzından-burnundan çıkan virüs diğer kişinin saniyeler içinde ağzından-burnundan girerek enfeksiyon oluşturuyor. Ancak virüs yoğunluğu biraz düştüğü zaman o zaman yüzeylerden bulaşma biraz daha önem kazanıyor.
Bazı bilim adamlarının yaz başındaki yanılgısı da buradan kaynaklanıyor. Virüsün ağırlıklı olarak yüzeylerden bulaşacağını düşünerek sıcak havanın virüsü öldüreceğini, salgının biteceğini söylediler. O zaman da hep şunu söyledik; pandemi ortamlarında salgın yüksek hızda seyrediyorsa bulaşların yüzde 90’ından fazlası direkt solunum yolu ile bulaşır. O kadar kısa sürede de sıcaktan etkilenmesi mümkün değil.”
‘Patlamalar şeklinde artış beklemiyoruz’
Ceyhan şöyle devam etti: “Aynı şey kış ortamında da geçerli. Bu virüsün yüzeylerden ya da havadan karşı karşıya olmadan bulaşı özelikle kış aylarında kapalı ortamlarda söz konusu. Kapalı ortamda virüs bulaştıran bir kişi varsa onun öksürmesiyle, konuşmasıyla ortama yayılan virüs yüzeyden de havadan da beklediğimizden daha uzun sürede bulaşabilir. Yazın nasıl salgının sıcaktan yavaşlamayacağını söylemiyorsak kışın da birden patlamalar şeklinde artış beklemiyoruz. Kapalı alana süper bulaştırıcı dediğimiz, yüzlerce insanı enfekte etme potansiyeline sahip bir insan girerse, maske takmamışsa o kişi o ortamda açık havaya göre çok daha fazla kişiyi enfekte edebilir. Bunların büyük kısmı direk solunum yolu ile alacak, geriye kalan kısmı da yüzeylerden, havada kalan virüsten enfekte olacak.”