Podcast | Bilim insanı Şık: Türkiye neden aşı üretemiyor?

Gıda mühendisi, bilim insanı Bülent Şık Türkiye’nin neden aşı üretemediğinin tartışılması gerektiğini belirterek “1926’da kurulan Refik Saydam Aşı Üretim Merkezi 2011’de neden kapatıldı? Türkiye her yıl 270 milyon dolar civarında aşı ithalatı yapan bir ülke. 1930’larda, 1940’larda ise onlarca hastalığın aşısını dünyaya ihraç ediyordu” dedi.

Şık, Kısa Dalga‘dan Serkan Ocak’ın sorularını yanıtladı.

İlk kitabı ‘Mutfaktaki Kimyacı’da gıda güvenliği konusunu ele alan Şık, ‘Bizi Yeryüzüne Bağlayan Hikayeler’ isimli yeni kitabında “Yeryüzünü tüm canlılar için hayata elverişli kılabilir miyiz? Bir arada yaşamamız mümkün mü? Bir umut var mı” sorularına yanıt arıyor. 

‘Bakanlık açıklamıyor’

“Ben edindiğim bilgiyi kamuoyuna taşımayı bilim insanının asli sorumluluklarından biri olarak görüyorum” diyen Şık, şunları söyledi:

“Tarım Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Çevre Bakanlığı o kadar çok proje ve çalışma yapıyor ki bu projelerin sonuçlarının, hele ki günümüz teknolojik imkanları düşünüldüğünde kamuoyuna açıklanmasının önünde hiçbir engel göremiyorum. Mesela, glifosat (zehirli herbisit) kullanımı… Dört yıldır o kadar yazı çizi olmasına rağmen konu, Meclis’te konuyla ilgili soru önergesi olmasına rağmen bakanlık ne kadar glifosat kullanıldığını açıklamıyor.”

‘Birikim heba edildi’

Kitabında pandemi güncesini de paylaşan Şık’ın aşı tartışmalarıyla ilgili değerlendirmeleri ise şöyle: 

“Aşı bulunursa her şey normale dönecek gibi bir hissiyatımız var. Elbette aşı bulunsun, buna kimsenin itirazı olmaz, ben de dahil. Kimse şunu hatırlıyor mu bilmem, kitapta yazdım, Türkiye’de Refik Saydam Aşı Üretim Merkezi, dünyanın en önemli aşı üretim merkezlerinden biriydi. 2011’de kapatıldı. Bütün bir kurumun geleneği, akademik birikimi, uzmanlıklar, kadrosu hepsi lağvedildi. Yok edildi. Bu birikim neden heba edildi?

‘270 milyon dolarlık ihracat’

Türkiye her yıl 270 milyon dolar civarında aşı ithalatı yapan bir ülke. Aklınıza gelebilecek her aşıyı ithal ediyoruz. 1930’larda, 1940’larda çok önemli enfeksiyonlarda büyük bir kısmı için, difteri, tetanos, kızamık, boğmaca yani onlarca hastalık sayabilirim, bu kurum onu dünyaya ihraç ediyordu. Böyle bir geleneğin üzerine neden basıldı mesela? Yani biz aşıyı tartışırken tam da bu meseleyi tartışır durumda olmayalım? 

Türkiye neden aşı üretemiyor sorusunu niye ortaya koymayalım. Bu salgın ilk defa karşımıza çıkmış olabilir. Pandemi olarak yani. Ama bu önümüzdeki yıllar içerisinde sıklıkla karşımıza çıkacak. Bunun bir örüntüsü var.”

Serkan Ocak’ın Bülent Şık ile yaptığı söyleşiyi buradan okuyabilirsiniz.