PKK'lılarla yapılan röportajların yer aldığı iki kitabın 'cezaevi'ne girişi yasaklandı

Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi idaresi, PKK’lılarla yapılan röportaj ve fotoğrafların yer aldığı iki kitabı ‘örgüt propagandası‘ yaptığı iddiasıyla cezaevine girişini yasakladı.

kitap

DİHA’den Hayri Demir’in haberine göre gazeteci Tuğçe Tatari’nin Kürt sorununa ilişkin Kandil’de PKK’lılarla yaptığı röportaj ve fotoğrafların yer aldığı ‘Anneanne Ben Aslında Diyarbakır’da Değildim’ ile Faruk Balıkçı ve Ruhi Karadağ’ın çözüm sürecine dair PKK’lılarla yaptığı röportajlardan derlenen ‘Suskunlar konuşuyor-Yaralı Yonca Nefel a Birîndar’ isimli kitabının cezaevine girişi yasaklandı.

Cezaevi idaresi, her iki kitapta yer alan fotoğraf ve yazıları ‘örgüt propagandası‘ ve ‘suç ve suçluyu övdüğü‘ iddiasıyla mahpuslara vermezken, İnfaz Hakimliği’ne yasağın kaldırılması amacıyla yapılan başvuru da reddedildi.

Onlardan öğrendiklerimle kendilerine nasıl propaganda yapabilirim?

Cezaevinin bu keyfi yasak kararını değerlendiren yazar Tuğçe Tatari, kitabı yazdığı dönemlerde, cezaevlerinde tutulan PKK’lı mahpuslarla görüştüğünü ve kitapta onların görüş ve öyküsüne yer verdiğini belirterek, “Onlardan öğrendiklerimi anlattığım bir kitapta kime neyin propagandasını yapabilirim ki?” diye sordu.

Devlet zihniyeti kendini ele veriyor

Cezaevine girişi engellenen bir diğer kitabın yazarlardan gazeteci Faruk Balıkçı ise yasağın devletin Kürt sorununun çözümüne bakışını ortaya koyduğuna işaret etti.

Balıkçı, “Bu kitaplar üzerinden böylesi bir yasaklamanın sanki yeni bir zihniyetin oluştuğunu ve sanki yeni bir döneme girildiğinin ipuçlarını ele veriyor” diye konuştu.