Pınar Öğünç: Bu ülkede bazı ölüler tam sayılmıyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Cinayet oldukları ortaya çıkmasın diye iş kazalarına dair veri yok. Covid’den kaç kişi öldü bilmiyoruz. Sınırlar dahilindeki ve haricindeki operasyonlarda ölen, yaralanan askerlerin gerçek sayısına güvenen yok. Kırk yıla yayılmış “Kürt meselesi” kaynaklı ne sivil ölümlere, ne de çatışma sürecinin doğrudan ya da dolaylı sonuçlarına dair bilanço var elimizde. Her ay kaç kadın erkek şiddeti yüzünden ölüyor, bağımsız kadın girişimleri olmasa yaklaşık sayılara bile ulaşamayacağız.

Bu ülkede bazı ölüler tam sayılmıyor.

Neoliberal iktisat, biraz da hesaplama “sanatıdır”; zaten bu düzenden kazananları kollayan politikaların yıkıcı sonuçlarını hafifletmek için, baktığınızda kâğıt üzerinde doğru işlemlere dayanan tablolar sürerler önünüze. Oysa neyi esas alarak, hangi verileri görünmezleştirerek o işleme başlandığı önemlidir.

Türkiye’nin “saymakla” mükellef kurumu TÜİK’in son verilerine göre iş işsizlik yüzde 8,4’e gerilemiş. Buna kim inanır? DİSK Araştırma Grubu’nun son açıklamasına göre ise geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 25,2. Zamana bağlı eksik istihdam bir yılda 1 milyon 39 bin kişi artmış durumda. Resmi olarak işsiz sayılanların yüzde 87’si işsizlik ödeneği alamıyor. Genç kadınlar işsizler kategorisinde hâlâ çok geniş bir yer tutuyor; yüzde 33,9’u işsiz!

İşsizlik oranı önemli ama çalışanların da neredeyse yüzde 70’inin asgari ücret seviyesinde kazandığını bu sayılarla birlikte düşünmek gerekiyor. Asgari ücret, emekli maaşları deseniz enflasyon karşısında açlık hudutlarına yakınlar. Velhasıl bu ülkenin ezici çoğunluğu bıçağı kemiğinde hissederken bir de şuna inandırılmaya çalışılıyor: Her şey iyi gidiyor. Derdin dert değil. Aslında sen yoksun.

Pınar Öğünç’ün yazısı