Özgür Orhangazi: Ekonomi politikalarının sınıfsal mantığının açık bir ifadesi

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Cevdet Akçay’ın bir toplantıda kamuoyuna yansımaması kaydıyla dile getirdiği sözlerin basında yer alması, para politikası ve Merkez Bankasının konumu üzerine yeni bir tartışma başlattı. Tartışmanın en çok gündeme gelen boyutu, Akçay’ın, maliye politikası genişlemeci bir yola girerse Merkez Bankasının daha sıkı para politikasıyla enflasyon hedefini korumaya çalışacağı yönündeki sözleriydi.

Ancak bana kalırsa asıl dikkat çekici olan başka bir cümlesiydi. Akçay, asgari ücret ile enflasyon ilişkisine değinirken “Asgari ücreti yüksek bir yere çekeyim en azından işçi kurtulsun’ demek dünyanın en kötü fikri” ifadesini kullanıyordu.

Dünyada bir kötü fikirler sıralaması yapılsa, asgari ücreti artırarak çalışanların durumunu bir miktar düzeltmenin bu sıralamada yer bulamayacağı açık. Ama bu ifade, bir dil sürçmesi ya da münferit bir gaf olarak değil, uygulanan ekonomi politikalarının sınıfsal mantığının açık bir ifadesi olarak görülmeli. Çünkü Akçay’ın yürütücülerinden biri olduğu ekonomi politikaları açısından ücret artışları gerçekten de istenmeyen bir sonuçtur. Nitekim geçtiğimiz senelerde Merkez Bankası, asgari ücret artışlarının sınırlandırılması gerektiğini belirten bir mektup da kaleme almıştı.

Elbette belirli koşullar altında ücret artışlarının maliyetler üzerinden fiyatlara yansıması ve hatta enflasyonu tetiklemesi olasıdır. Ama Türkiye’de son dönemde yaşanan yüksek enflasyonun temel belirleyeninin ücret artışları olmadığı açıktır. 

Özgür Orhangazi’nin yazısı