Bir defa teşvik edici politikalar ve söylemlerin toplumda kaydadeğer bir karşılık bulduğunu söylemek zor. İnsanlar çocuk yaparken haliyle kendi önceliklerini dikkate alıyor. Bunun sebebiyse gelir artışı, eğitimin artması, şehirleşme gibi birçok faktör.
Geriye Çavuşesku tarzı yöntemler kalıyor ki neticeleri ortada.
Sayın Erdoğan’ın ‘en az üç çocuk’ söylemine başladığı sene, yani 2008’de Nüfus Planlaması Kanunu’nda birkaç değişiklik yapıldığını ancak kanunun hâlâ yürürlükte olduğunu da hatırlatalım.
Doğum kontrolü ve kürtaj karşıtlığı aslen Batı’da sürmüş bir kültür savaşının önemli bir cephesi.
Milli ve yerli derken yolun Vatikan ve Çavuşesku’nun cinsel politikalarıyla buluşması da sayın Cumhurbaşkanı’nın geniş vizyonunu gösteriyor.