Nerede yaşıyorsunuz?
Cumhurbaşkanı danışmanının “İki ruhsatlı silahım yüzlerce mermim var, ben ölmeden cumhurbaşkanına kimse dokunamaz” diye bağırdığı bir yerde.
Şans eseri bir faciadan kurtulmuş, büroları bombalanmış bir partiye cumhurbaşkanının hâlâ posta koyduğu bir yerde.
Artık can havliyle “ne istiyorsunuz” diye soran bir gazeteye başbakanın “yerini yurdunu bil” dediği bir yerde.
Namus ve şerefi üzerine tarafsızlık yemini etmiş bir cumhurbaşkanının iktidar partisine her Allah’ın günü oy istediği bir yerde.
Bunu bildikten sonra kafaların rahat etmesi gerek.
Üçüncü sınıf bir demokraside ve bir otoriter rejim karikatüründe yaşıyoruz. Karikatür çünkü tepedekiler müsamere seviyor. Memleketi de zamanında yazıp yönettikleri pespaye müsamerelerdeki gibi yönetiyorlar.
Cumhurbaşkanı gözünüzün içine bakıp gönlümde bir parti var diyor. Böylece tarafsız gibi göründüğüne inanmanızı istiyor. Başbakan gerçekten başbakanmış gibi nutuk atıyor.
Kör topal bir anayasa vardı. Artık o yok.
Yarım yamalak bir hukuk devleti vardı. Artık o yok.