Özgür Mumcu: İktidar, endişeli ve sinirli bir adamdır

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Aksini umsam da Türkiye’de bir iktidar değişikliği olsa bile başkanlıktan dönüleceğini zannetmiyorum. Ancak bu getirilen berbat bir rejim. Parlamenter rejime geçilmese de denge ve denetleme mekanizmalarıyla bu kişiye özel yaratılmış rejimin acilen tadil edilmesi şarttır.

Latin Amerika’da askeri diktatörlüklerden demokrasiye geçişlerde bir hayli ilginç ittifakların kurulduğunu biliyoruz. Demokrasiye geçişte askeri cuntanın bazı küskün üyelerinin dahi çok önemli roller oynadığı da tarihi bir hakikat. Daha önce bir araya gelmesi düşünülemeyen siyasi eğilimlerin ortaklaşması Latin Amerika’nın diktatörlüklerden kurtulmasının anahtarı olmuş.

Bir askeri diktatörlükte yaşamıyoruz. Ancak herhalde içinde yaşadığımız rejime özgürlükçü ve çoğulcu bir demokrasi diyecek tek kişi dahi yoktur. Zamanın ruhu bütün dünyada otoriterlikten yana gözüküyor. Ancak bu ileriye hamle yapmak üzere olan yeni dünyanın gördüğü reaksiyoner bir dalga. Geçicidir. Bir yerde kırılacaktır.

Dünyadaki bu dalganın ilk kırıldığı yer Türkiye olursa, işte o vakit memleketimiz gerçekten bir rol modeli olur ve uluslararası planda hiç beklenmedik bir itibar ve kudret kazanır.

Tarihin kırılma anlarından birinden geçiyoruz. Bu iflas etmiş siyasi anlayışın geleceğe atılmamızı daha ne kadar önleyeceğini göreceğiz. Gidişat bellidir, sadece zamanı belirsizdir.

İktidar artık paçalarımızdan çekiştirerek ilerlememizi durdurmaya çalışan endişeli ve sinirli bir adamdır. Artık bir köşeye çekilip dinlenmesinin vakti gelmiştir.

Özgür Mumcu’nun yazısı