İktidar çevreleri bu manzarayı ‘Yeni Türkiye’nin mecburi doğum sancıları diye değerlendiriyor olabilir. Ancak manzara fena halde bir ‘anarşi ve kaos’ manzarasına benzemektedir.
Hukuk devleti ilkesi ortadan kaybolunca işlerin nereye gideceği kestirilemez zira kestirmek için gerekli kurallar da kaybolmuş demektir.
Alışacak mıyız? Bilmiyorum.
Tek bildiğim fiili durumun ilelebet sürdürülebilir olmadığı. ‘Güçlü devlet’ fetişi olan bir siyasi hareket devletin altından halıyı çekmek üzere.
Adalet ve dolayısıyla toplumsal sözleşmenin ifadesi olan anayasa, mülkün yani devletin temelidir. O temel bugün bile isteye çürütülmekte.