Özgür Müftüoğlu: Kürtlere reva görülen hak ihlalleri, rejimin ardında saf tutmayan her kesim için geçerli hale gelmiştir

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

15 Temmuz darbe girişimi, giderek yükselen otoriterleşmeye kılıf olurken, ilan edilen OHAL’e dayanılarak çıkarılan KHK’larla dokunulmazlıklar kaldırılarak Kürt siyasetçiler tutuklanmış, BDP/HDP’li belediyelere kayyum atanmıştır. Millet iradesini temsil eden yasama organı olan TBMM’nin tamamen işlevsiz bırakıldığı OHAL koşullarında yapılan referandumla, otokrasi kalıcı hale gelmiş ve AKP/saray rejiminin inşa süreci tamamlanmıştır.

Otokrasinin tüm kurum ve kurallarıyla yerleştiği inşa sürecinin ardından daha önce Kürtlere reva görülen olan hak ihlalleri, rejimin ardında saf tutmayan her kesim için geçerli hale gelmiştir. Önce CHP’li belediyeler ardından da doğrudan CHP hedef alınmış ve butlan kararı üzerine Yeni Parti’nin kuruluşuna giden süreç yaşanmıştır. İstanbul başta olmak üzere CHP’li -sonrasında Yeni Partili- belediye başkanlarının önemli bir kısmı tutuklanırken, bir kısmı da AKP’ye transfer olmak karşılığında koltuklarını korumaktadır. Bunun son örneği İzmir B.B. Başkanı Cemil Tugay’dır.

Tugay’ın ve benzer biçimde AKP’ye geçen belediye başkanları ile AKP’nin atadığı kayyumlar tarafından yönetilen kentlerde yaşayan halkın iradesinin gasp edilmesine ne kadar tepki gösterilse azdır! Ancak bu tepkiler ortaya konurken, “Ateş düştüğü yeri yakar!” anlayışından kurtularak yukarıda özetlenmeye çalışılan otoriterleşme süreci ile seçilmiş vekilleri cezaevinde olan, -Mardin ve Van başta olmak üzere- halen kayyumlarca yönetilen il ve ilçelerde yaşayan Kürt halkının iradesine yıllardır el konulmuş olduğunu da unutulmamak gerekir. Bu, sadece geçmişteki duyarsızlığı anımsamak için değil, toplumsal barışın sağlandığı, demokratik bir ülkede yaşama umudunun gerçekleşebilmesi için de elzemdir!

Özgür Müftüoğlu’nun yazısı