AKP’nin katliam yasasına karşı oluşan bu birlikte kuşkusuz hayvan hakları savunucularının verdikleri mücadele etkili. Teklifin geniş halk kesimleri tarafından da bir mücadele konusu haline gelmesini sağladılar. Aylardır sokaklarda, meydanlarda itirazlar kesilmiyor.
Meclis görüşmeleri başladığından beri başta Ankara sokakları olmak üzere ülkenin tüm kentlerinde meydanlar mesken edinildi. Komisyon Başkanı AKP’li Vahit Kirişci, gazetecileri salondan çıkarmak istedi. Hayvan hakları savunucuları görüşmelerin yapıldığı salona alınmadı. Ama bu onları durdurmadı. Koridorlarda, Meclis önünde, parklarda, bulabildikleri her yerde toplanmaktan, polis müdahalesine rağmen vazgeçmediler.
Hayvanların itlafı teklifi yeni bir muhalefet dalgası doğururken tartışmalar yasa teklifinin çizdiği çerçeveyle sınırlı kalmıyor, hayvan haklarını toplum tarafından yakından takip edilen ve tartışılan konular arasına yerleştiriyor. Bunu yasa teklifinin yapmadığını yaparak; adil ve yaşatma odaklı bir çözümün yolunu kolektif olarak arayarak yapıyor.
Bu süreç, hayvan hakları konusunu toplumsal adalet mücadelesinin merkezine yerleştirirken doğrudan demokrasi öneminin de altını çiziyor. Zannediyorum ki siz bu yazıyı okurken Komisyon ikinci görüşmesini de tamamlamış olacak. Yani katliam maddesi görüşülmüş olacak ve büyük ihtimalle AKP çoğunluğu ile kabul de edilecek.
Ancak Meclis’in tatile gireceği 31 Temmuz’a kadar yasalaştırılması planlanlanan bu teklifin geri çektirilmesi elzem. Bunun yolu da sokaktaki eylemlere destek vermekten, itirazı çoğaltıp yükseltmekten geçiyor. Zira Meclis duvarları halkın sesini geçirmiyor, itirazları duymuyor ve taleplerini görmezden geliyor. Temsili demokrasi bir kez daha işlevsizleşirken sokaklar, doğrudan temsilin, demokratik taleplerin yolunu döşüyor. Başka bir deyişle, İzmir Yaşam Hakları Savunucuları’nın dediği gibi “Kanun teklifinin bütün maddeleri komisyondan geçip mecliste onaylansa dahi bu yasanın sokaklarda uygulanmasına asla izin vermeyeceğiz.”