CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in, CHP üzerinde devam eden iktidar baskılarına karşı alacağı önlemlerle ilgili olarak belediye başkanlarıyla, milletvekilleriyle, parti meclisi üyeleriyle gerçekleştirdiği toplantıların ardından yaptığı açıklamalar da, hem CHP’nin içinde hem de medyada, genellikle, nesnellikten uzak bir yaklaşımla ele alındı.
Özgür Özel özetle, seçim kampanyasına hız verileceğini, mitinglerin sayısının artırılacağını, vatandaşlarla kapı kapı dolaşarak iletişim kurulması için seferberlik başlatılacağını, CHP iktidara geldikten sonra suç işleyenler için yargı süreçlerinin işletileceğini ve ‘çeyiz sandıklarının’ açılacağını açıkladı.
Oysa şu anda temel sorun, CHP’nin seçimlerde kazanabilecek bir adayı çıkartamayacak olmasıdır! CHP yönetimi seçimlere nasıl bir kampanyayla hazırlanacağını ve seçimleri kazandıktan sonra neleri yapacağını anlatacağına, seçimleri nasıl kazanacağına odaklanmalıdır.
Kazanabilecek bir cumhurbaşkanı adayı çıkaramayan CHP, bir seçim kazanabilir mi? CHP seçime adaysız veya kazanamayacak bir adayla mı girecektir?!
CHP yönetiminin Macaristan ve Brezilya örnekleriyle içi boş umutlar dağıtması doğru değildir. Çünkü Macaristan’da da Brezilya’da da muhalefet adaylarının seçime girmelerine olanak tanınmıştır.
Tüm kamuoyu araştırmalarına göre, CHP’de cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazanabilecek iki kişi bulunmaktadır. Birisi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’dur, diğeri de Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’tır. AKP iktidarı Ekrem İmamoğlu’nu hukuk dışı yollarla hapishaneye yollayarak ve onun üniversite diplomasını iptal ederek bertaraf etmiştir, Mansur Yavaş’ı da aday olması durumunda hapishaneye yollayacağını neredeyse ilan etmiştir!