Şair Orhan Veli Kanık 75 yıl önce bugün hayatını kaybetti.

13 Nisan 1914’te savaş yıllarında başlayan hayatı 14 Kasım 1950’de o daha 36 yaşındayken son buldu.
Babası orkestra şefi ve klarnet sanatçısıydı. Galatasaray Lisesi’nde başladığı eğitimini Ankara Atatürk Lisesi’nde tamamladı.
Ortaokul arkadaşı şair Oktay Rıfat ve daha sonra tanışacağı Melih Cevdet’le Türkçe şiirde yeni bir akım başlatıp, aruz vezni yıktılar. Üç şairin serbest ölçüyle yazdıkları şiirler Türk edebiyatında dönüm noktası oldu. Edebiyat tarihine birinci yeni vakası olarak giren akım ‘Garip’ diye de anıldı.
Bunun nedeni Melih Cevdet’in aktardığına göre kendileriyle garip diye dalga geçilmesiydi.
Orhan Veli, kimilerince yerin dibine sokulup kimilerince yüceltilirken hayatını memurluk, öğretmenlik ve çevirmenlik yaparak kazandı.
10 Kasım’da bir iş için gittiği Ankara’da belediyenin açtığı çukura düştü. İki gün sonra istanbul’a döndü. Daha sonra ziyaret ettiği bir arkadaşının evinde fenalaşarak hastaneye kaldırıldı. Şair beyin kanaması nedeniyle hayatını kaybetti.
Orhan Veli’nin ölümü adeta sezermişçesine yazdığı ‘Ölüme Yakın’ şiiri şöyle:
Akşamüstüne doğru, kış vakti;
Bir hasta odasının penceresinde;
Yalnız bende değil yalnızlık hali;
Deniz de karanlık, gökyüzü de;
Bir acayip, kuşların hâli.
Bakma fakirmişim, kimsesizmişim;
Akşam üstüne doğru, kış vakti
Benim de sevdalar geçti başımdan.
Şöhretmiş, kadınmış, para hırsıymış;
Zamanla anlıyor insan dünyayı.
Ölürüz diye mi üzülüyoruz?
Ne ettik, ne gördük şu fani dünyada
Kötülükten gayri?
Ölünce kirlerimizden temizlenir,
Ölünce biz de iyi adam oluruz;
Şöhretmiş, kadınmış, para hırsıymış,
Hepsini unuturuz.