Üniversite rektörlüklerine, yönetimlerine tamamen siyasi atamalar yapıyor: Çoğu bilimde, araştırma hayatında yok. Unvanı var ama içeriği boş. Kendisini atayan siyasete bağlı ve belirli bir ideolojik anlayışı üniversitelere egemen kılma göreviyle çalışıyor.
Üniversite adı altında 210’a yakın, çoğu yeni kurulmuş örgütlere mümkün olan en yüksek sayıda öğrenci yığarak hepsinin eline diploma tutuşturma politikası izliyor.
Akademisyenler suspus. Çünkü seslerini çıkardıkları anda kafalarına siyasetin demir yumruğu iniyor.
Eğitim dinselleştiriliyor. Üniversiteler medreseleştiriliyor. Osmanlı’nın 200 yıl boyunca akli bilimlere geçebilmesini engelleyen medreselerin “ulemaları”nın, hacı hoca takımlarının vb. egemen olduğu toplumsal düzenine geri dönüş çabası var. 110’a yakın ilahiyat fakültesi adı altında medrese kafaları yetiştiriliyor ve bunlar iktidarın atamalarında en makbul diplomalılar olarak seçiliyor: AKP’nin seçkinleri!