Omicron'da iki senaryo: Eski varyantlardan çok uzaklaştı; yenisi daha tehlikeli olabilir

MESUDE ERŞAN

@mesudersan

Prof. Dr. Faruk Aydın, Omicron varyantının Türkiye’de de fırtına başlattığını belirterek, “Delta ile Omicron kol kola girmiş, dikkatsiz ve aşısızları gözlüyor. Bunlara grip de eklendi” dedi.

Bakanlığın açıkladığı resmi rakamlar Covid-19 vakalarındaki artışı ortaya koyuyor. Son verilere göre, aktif vaka sayısı 37 bin artarak 444 bine yaklaştı. Günlük vaka sayısı 60 bini geçerek, yeni bir rekor kırdı. Pandeminin seyrini gösteren önemli verilerden pozitif test oranı da yaklaşık yüzde 17. Salgının üreme hızı 1,27, bu vakalardaki artışın süreceğini işaret ediyor. Haftalık vaka sayısı 100 binde 186’dan 343’e yükseldi. Özetle Türkiye, nisan ayına geri döndü. Bu ipuçları bu kışın zor geçeceğini işaret ediyor.

Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlık Derneği (KLİMUD) Başkanı Aydın, ocak, şubat ve mart aylarının ağır ve sıkıntılı geçeceğini söyledi: “Omicron’un pandeminin sonunu mu getireceği ya da yeniden ve başka sorunlarla mücadele etmek durumunda da mı bırakacağı ocak sonuna kadar netleşecektir. Günlük vaka sayılarında 100 binleri göreceğiz” dedi.

‘Daha tehlikeli yeni varyantlar da gelebilir’

Covid-19 enfeksiyonuna yol açan SARS CoV-2 virüsünün yeni varyantlarının geleceğini bildiklerini hatırlatan Aydın, “Çünkü RNA virüslerinin mutasyona uğraması kolay. Varyantların beşi çok etkili oldu, barınabildi ve eski virüsün yerini alabildi. Ama arada birçok silik varyant daha kayboldu gitti. Omicron’a kadar geldik. Omicron, Delta varyantı dahil akrabalarından (eski varyantlardan) çok uzaklaştı. Son varyant olup olmayacağı konusunda emin değiliz. Çok insana bulaşabiliyor, dolayısıyla yeni bir varyant oluşabilir. Yeni varyant da daha tehlikeli olabilir” dedi. 

SARS-CoV-2 virüsü (corona), grip ve diğer soğuk algınlığına (üst solunum yolu enfeksiyonları) yol açan mikroplar gibi, geçirilince hayat boyu bağışıklık geliştirmiyor. Aydın, “Covid-19 geçirsek, aşılansak bile bağışıklık hayat boyu sürmüyor” dedi.

‘Türkiye iyi senaryoya göre yönetiyor’

Dünya Sağlık Örgütü’nün açıklamasına göre Omicron çok hızlı bulaşıyor. ABD ve Avrupa’da vaka sayıları rekorlar kırmaya başladı. Ancak varyantın daha az hastaneye yatırdığı söyleniyor. Yine de ölüm hızı hala binde 2’nin üzerinde.  Bu yüzden bilim insanlarına göre Omicron ile ilgili iki senaryo var. İyimser senaryoya göre, çok yayılarak bulaşacak ve doğal bağışıklık oluşturacak. Kötümser senaryoya göre ise çok yayılması ve bulaşması yeni varyantların ortaya çıkmasına yol açacak. Bu yeni varyantlar, daha kötü ve ağır hastalık yapıcı olabilir.

Aydın, konuyla ilgili “Türkiye’de iyi senaryo üzerinden hareket ediliyor. Ciddiye almıyor kimse. Kötü senaryoya göre düşünmek ve önlem lazım. Daha patojen, daha çok sorun yaratan, daha gürültülü hastalık yapan bir varyant gelişerek, salgını büyütebilir” dedi ve şunlara dikkat çekti: “Hala çok bulaşıcı bir varyantla karşı karşıyayız. Her gün yükselmeye devam edecek. İnsanlar bu virüsten korkmaz, maske, mesafe kuralına uymaz oldu. İş işten geçtikten sonra müdahale etmenin veya vah vah demenin anlamı yok. O yüzden aşıları çok hızlı olalım, kapalı alanlarda N95 maske takalım, kalabalık yerlerden kaçınalım, kapalı ortamları havalandıralım. Okullarda Omicron ciddi oranlarda yükseldi. 5-11 yaş arası çocuklar da aşılanmalı. Artık dört tane yarıyıl tatili var. Yarıyıl tatilini öne çekelim.”

‘İstanbul’da sürpriz yok’

Omicron vakalarının yarısından fazlası İstanbul’da. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca kentte vakaların beş kat arttığını söyledi. Buna karşın yeni önlemler alınmış değil. Aydın, “İstanbul’a geldiğimde hiçbir önlem alınmadığını gördüm. Her şey serbest, maske, havalandırma gibi önlemler bırakılmış. Vakaların yarısından fazlasının İstanbul’da olmasında sürpriz yok. Bu kadar kalabalık ve tedbirsiz bir şehirde bu normal” dedi.

‘Turkovac ilk tercih edilecek aşı değil’

Türkiye’de halen iki grup aşı var. Turkovac ve Sinovac’ın içinde bulunduğu aşılar, inaktif olarak isimlendiriliyor ve ölü virüslerden elde ediliyor. BioNTech’in aralarında yer aldığı aşılar ise mRNA aşıları. Bu yeni nesil aşılar, laboratuvarlarda üretilen mRNA’ların bağışıklığı uyarmasıyla çalışıyor. Aydın, yeni nesil, modern aşıların Covid-19’da daha başarılı olduğunu söyledi: “Yerli aşımız Turkovac da bir inaktif aşı. Aşımızı üretebilmek önemli ve hiç yapamamaktan iyidir. Türkiye’nin aşı üretebilir olduğunu gösterdi. Aşı üretiminin desteklenmesi ve yabana atılmaması gerekiyor. Ama inaktif aşı, ilk tercih edilecek aşı değildir. Modern, yüksek teknolojik aşıların yeni varyantlar oluştukça adapte edilmesi daha kolay. İnaktif aşılarda bunun için daha uzun zaman gerekiyor”

‘Aşı zorunlu olmalı’

Pandemi boyunca dalga üzerine dalga geldiğini hatırlatan Aydın, sürecin daha doğru ve etkili yönetilebileceğini vurguladı. Hastalığın yönetiminde büyük bir koz olan aşılamanın iyi başladığını ancak kararlılıkla yürütülemediğini ve öneminin iyi anlatılamadığını belirten Aydın, şöyle devam etti: “Mikroorganizmayı (virüsü) aramızda barındırmamak yani insandan insana geçişini engellemek için gerekli önlemler belli. Türkiye çok güzel başladı, aşılama merkezleri de çok iyi kuruldu, personel iyi eğitildi. Ancak 1.5 milyon aşılamadan, 2 bin 500’lere kadar düştüğünü gördük. Nüfuzun yüzde 70-80’ini kısa sürede, hızla aşılayabilmeliydik. Aşıların etkili olabilmesi için yeni varyant oluşmadan hastalığın ortadan kaldırılması önemli. Aşılarımızın etkinliği, Omicron ile yüzde 30-40’lara düştü. Üçüncü hatırlatma dozuyla, etkinliği yüzde 70’lere çıkarmak mümkün. Aşılanmak önemini koruyor. Tek başına yetmese de mevcut şartlar içinde en iyi çözüm.”

Aşıların zorunlu olması gerektiğini savunan Aydın, “Aşı karşıtlığı suçtur. Aşı karşıtlarının miting yapması önlenmeliydi. Sağlık Bakanlığı, toplumun tamamını ilgilendiren böyle hastalıklarda zoru aşı kararı dahil gerekli her türlü tedbiri almaya yetkilidir. Nitekim cumhuriyetin ilk yıllarında kolera, çiçek aşıları zorunlu olmuştu” dedi.

‘Veriler şeffaf değil, bilim kurulu yorgun’

Aydın topluma doğru bilgi vermek, tehlikenin boyutunu anlatmak ve gerekli önlemlerin alınmasını sağlamak için salgınla ilgili tüm verilerin şeffaf bir şekilde paylaşılmasını beklediklerini anlattı: “Sağlık Bakanlığı e-nabız üzerinden kim aşı oldu, kim öldü, niye öldü bilgilerine ulaşıyor ve biliyor. Ancak bilgileri şeffaf paylaşmıyor. Halbuki sorunu tam bilmezseniz üreteceğiniz çözüm de eksik olur. Bilimsiz bu mücadele mümkün değil. Bilim kurulumuzun sağlayabileceği katkılardan daha fazla yararlanabiliriz. Bilim kurulunun artık yorulabileceğini düşünüyorum. Revizyon yapılabilir ve yorgun olan üyeler yerine daha uygun olanlar alınabilir.”

Omicron’un salgının sonunu getirmesini bekleyenlere Prof. Ceyhan’dan kötü haber

Omicron’un yükselişi: Avrupa’da günlük vaka sayılarında peş peşe rekorlar

Omicron solunum yollarında Delta’dan 70 kat daha hızlı çoğalıyor

DSÖ: Omicron benzeri görülmemiş bir hızla yayılıyor