Okura not:
Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.
Sporcu velisi olmak çoğunlukla bir Messi, Jordan, Ebrar, Federer yetiştirme hayaliyle başlıyor. Ancak çoğu veli, kazanmaya odaklanıp çocuklarına önemli bir değeri öğretmeyi unutuyor: Rakibe saygı. Tribünde hakem kararına bağıran, çocuğunun rakibini küçümseyen bir veli, aslında en büyük yenilgiyi yaşadığının farkında değil. Spor tarihi, elit sporcuların birbirlerine duydukları saygının nasıl olması gerektiğini anlatan gerçek ve ilham verici yaşam öyküleriyle dolu. Naim Süleymanoğlu ile yarıştığı tüm müsabakaları kaybeden Yunan halterci Valerios Leonidis’in, “onunla mücadele etmek benim için büyük bir onurdu. Bu rekabet sayesinde büyüdüm” diyerek Naim’in cenaze törenine katılması bu saygının güzel örneklerinden.
Tüm zamanların en büyük sporcusu olarak adlandırılan Muhammed Ali, maç öncesi rakiplerini sıkça kışkırtan sözler söylese de bunu genellikle şovun bir parçası olarak yapar ve ringdeki mücadele sonrasında rakiplerine saygısını ifade ederdi. Yalnızca bir boksör değil, aynı zamanda insani değerleriyle de tanınan bir efsane olarak, sporda rakibe saygının ve centilmenliğin en güzel örneklerini sergileyen Ali, rekabet anlayışını “rakiplerim bana meydan okuyarak beni daha büyük bir şampiyon yaptı “diyerek özetlemiştir.