Okura not:
Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.
Türkiye’deki köle pazarları sadece oyuncular camiasında mı var? Televizyoncularda yok mu sevgili Fuat Uğur? Haber programlarının yorumcularında yok mu? Gazetelerin köşe yazarı seçmelerinde yok mu? Belediyelerin şehir programlarında, konferanslarında, kültür-sanat etkinliklerinde yok mu?
Haydi cast ajansları seküler, Cihangir’de takılan tipler. Peki ya bizim camiamızın cast ajansları? Etkinliklerde kimler konuşmacı olacak, basın toplantılarına hangi gazeteciler davet edilecek, bakanların, Sayın Cumhurbaşkanı’nın seyahatlerine kimler eşlik edecek, bunu belirleyenler yok mu? Kendisiyle arası iyi olanlara jest yapan, kendisine zamanında en ufak bir eleştiri getirmiş olanı tecrit edenler yok mu?
Sayın Cumhurbaşkanı’na takdim ettirilen ödüller dâhil olmak üzere ödül organizasyonlarını domine eden, kendisiyle arası iyi olanlara ödül verdirip iyi olmayanlara ödül verdirmeyenler yok mu?
TRT başta olmak üzere TV kanalarında program yapmak, programlara sunucu olmak için siyasetçileri araya sokan, kendi emeğiyle yaptığı programın sunucusunu kovdurup yerine geçenler yok mu?
İyi bir proje geldiğinde projeyi getireni “Bizim de çok benzer projemiz var” diye gönderip alelacele bir tanıdığa dosyayı verip “Çabuk şu projeyi yap” diyen televizyon yöneticileri yok mu?
Gençlerle ilgili bilinçli, şuurlu son televizyon programını şükürler olsun ki ben yaptım. Son programım için Amerika’da yaşayan ve daha yeni Nobel ödülü almış olan Aziz Sancar ile görüşüp anlaştım. Yetmedi, “Hoca stüdyo ortamını sevmez” dediler, gidip Topkapı Sarayı’nı organize ettim, ki artık Topkapı Sarayı’nı TRT’ye ramazan programlarında bile vermiyorlar, yapı zarar gördüğü için. Türkiye’nin 7 bölgesinden fen lisesi öğrencilerini getirdik. Aziz Sancar ile arşivlik bir program yaptık. Program başarıyla bitti, akabinde bizim programa da son verildi. Medyada iyi, faydalı, hayırlı bir şeyler yapmanın değil, yukarıyı memnun etmenin geçer akçe olduğunu o gün öğrendim.