Britanyalı biliminsanları, sanıldığının aksine, obezitenin tedavisinde egzersizin tahmin edildiği kadar büyük bir etkiye sahip olmadığını; önemli olanın doğru beslenmek olduğunu ortaya koydu.

‘British Journal of Sports Medicine‘ dergisinin yer alan makaleye göre, egzersiz yapmak diyabet, kalp hastalıkları ve demans gibi hastalıkların tedavisinde büyük öneme sahipken; obezite üzerindeki etkisinin oldukça az.
Beslenme alışkanlıklarını değiştirmek; karbonhidrat ve şeker kullanımını kontrol altına almaksa obezite tedavisinde kilit öneme sahip.
Yapılan farklı araştırmalar da, fiziksel hastalıkların büyük bölümünün egzersiz yapmamak, alkol ya da sigara tüketmekle değil, beslenme bozukluklarına bağlantılı olduğunu gösteriyor.
‘Bilimsel değil’
Kardiolog Dr. Aseem Malhotra’ya göre, ‘egzersizle sağlıksız beslenmenin etkilerinin yok edilebileceği‘ inancının yerleşmenin sorumlusu en büyük sorumlusu gıda endüstrisi.
“Hiçbir obezite hastasının kilo kaybetmek için spor yapmaya ihtiyacı yok, sadece daha az yemeleri gerekiyor” diyen Malhotra şöyle devam etti: “Toplumdan gelen ‘egzersiz yaptığın sürece ne istersen yiyebilirsin’ mesajında endişe ediyorum. Bu hem bilimsel değil hem de doğru değil”
Diyet – egzersiz dengesi
Ancak bu açıklamalara itiraz eden isimler de yok değil.
Fiziksel aktivitenin önemini gözardı etmek ‘ahmakça‘ olacağını söyleyen ‘Ulusal Sağlık ve Bakım Enstitüsü‘nden Prof Mark Baker’a göre, sağlıklı olan diyet ve fiziksel aktivite birlikte ve dengeli şekilde sürdürülmesi.
Gıda ve İçecek Federasyonu Başkanı Ian Wright da Baker’la benzer görüşte.
“Fiziksel aktivitenin getirilerinin söylendiği gibi gıda endüstrisinin aldatmacası değil” diyen Wright, “Bu makale, halk sağlığı danışmalarının kanıtlara dayalı tavsiyelerinin altını oyuyor, bu da şüphesiz müşterilerin kafasını karıştırıyor” ifadelerini kullandı.