Uyarı dozu kaçmadı mı, saygısızlık yapan Hollanda’ya ve Hollandalılara fazlaca ağır ifadelerle yüklenilmedi mi, evet bunlar oldu. Hatta belki Türkiye’yi orta-uzun vadede bazı siyasi ve ekonomik kayıplara gebe bırakan bir durum bile var. Ancak şunu görmek zorundayız: Aşırı sağın meydan okumalarına direneceği yerde ona ayak uyduran Avrupalı liberaller, ülkelerindeki gidişatı durduramadıklarını gördüklerinde o kadar geç olacak ki, söz konusu gerilim “testi henüz kırılmadan” yapılmış nasihat bağlamında yer alsa yeridir. Bu doğrultuda ağır ifadeler de durumun ciddiyetine dikkat çekmeyi amaçlayan protest bir tutum olarak telakki edilebilir.
Kulak vermek için bir dinleme niyetinin olması, bunun için de muhataba eşit devlet, eşit ülke gözüyle bakılabilmesi lüzum eder. Eşitliğin olmadığı yerde dikkatleri çekmek ise rahatsızlık verecek kelimeleri sarf etmekle oluyor. Olmasa iyiydi, ama hep öyle olmuş- tur. Yeter ki, rahatsızlık vererek talep ettiğin eşitlik için ödemeyi borçlandığın yükümlülüğün farkında ol.