Türkiye, son iki aydan beri ve özellikle on gündür “Fon” skandalı ile çalkalanıyor.
Ekonomik, sosyal, finansal boyutları çok yüksek olan fonlarla ilgili kriz Türkiye için ne yazık ki ilk değil; ama umarım son olur. Türkiye için ilk değil; zira özellikle 24 Ocak 1980 kararlarıyla ekonomide yeni bir faza geçildiği ve serbestinin fırsat bilinerek korsanca finansal vurgunlara yönelindiği biliniyor. Banker krizi olarak başlayıp fon krizine evrilen yaklaşık 45 yıllık bir geçmiş.
“Vikipedi” bankerler krizini şöyle tanımlıyor: “Bankerler krizi, Türkiye tarihinde 1980’li yıllarda yüksek faizli gelir elde etmek amacıyla paralarını bankerlere yatıran ve bankerlik sisteminin çöküşü ve mevduat sahiplerinin parasını kaybetmesi ile sonuçlanan olay. Sayılarının 300 bini geçtiği tahmin edilen bankerzedeler 1980’li yıllarda Türkiye gündeminin popüler konularından biri olmuştur. Olay, toplumsal bir infiale yol açmış, o dönem intiharlar, öldürme ve yaralamalar artmış”.
Seksenli yılların başında Türkiye’yi derinden sarsan Banker Kastelli vurgunu, binlerce vatandaşın hayatını altüst etti. Yüksek faiz vaadiyle evini ve arabasını satan binlerce insan bir gecede sıfırlanırken, Cevher Özden’in yurt dışına kaçışıyla patlak veren bu devasa finansal kriz, o dönemde Cumhuriyet tarihinin en büyük dolandırıcılık vakalarından biri olarak hafızalara kazındı.
Kastelli, önde gelen bankaların yüksek faizli tahvil ve mevduat sertifikasını alıp satmış ve bunun karşılığında yatırımcısına kısa sürede fazla ve kolay para kazandırmayı vadetmiş. Hatta kendisini dönemin ünlü hayat kadınına benzetmiş, “Ben aracıyım. Komisyon alıyorum. Yani bankalar ile halk, tasarruf sahibi birleşiyor. Ben parsayı topluyorum” demiş.
Ankara merkezli bankerler: 1980’lerin başındaki Banker Kastelli olayının hemen arkasından Ankara’da adeta bölgesel bankerlik faciası yaşandı. Farklı adlarla ortaya çıkan menkul değerler unvanlı şirketler, ağırlıklı olarak kamu bürokrasisini yani memurları hedef aldı. Her biri ayrı bir kamu kurumunu parselleyerek 1-2 yıl bu vurgunu yaptı. Aylık yüzde 15-17 faiz aldatmacalarıyla kurumlar söğüşlendi. O zaman Hesap Uzmanı olarak denetiminde görev aldığım için çok iyi hatırlıyorum.