Netflix'e 'The Queen's Gambit' için 5 milyon dolarlık 'cinsiyetçilik' davası

Sovyet dönemi satranç ikonu Nona Gaprindaşvili, ‘The Queen’s Gambit’ dizisindeki cinsiyetçi ifadeler nedeniyle itibarının zedelendiği gerekçesiyle Netflix’e 5 milyon dolarlık (43 milyon lira) dava açtı.

Fotoğraf: Netflix

Deadline’ın haberine göre kurgu bir ABD’li satranç dehasının hikayesini anlatan dizi, Gürcü büyük ustanın kariyerini kasten yanlış yansıtmakla suçlanıyor.

Davada, dizinin son bölümü ‘End Game‘de anlatıcının Anya Taylor-Joy tarafından canlandırılan Beth Harmon karakterinin Rus büyükusta Viktor Laev’i yendiği sahnede Gaprindaşvili’ye göndermeye değiniliyor.

Anlatıcı sahnede şöyle diyor: “Harmon’la ilgili sıra dışı tek şey cinsiyetiydi. Rusya’da bu bile benzersiz bir durum değildi. Nona Gaprindaşvili vardı ama o da kadın dünya şampiyonuydu, hiç erkeklerle karşılaşmamıştı.”

Los Angeles Federal Bölge Mahkemesi’ne sunulan 25 sayfalık dava dilekçesinde, Gaprindaşvili’nin erkek rakiplerle karşılamadığı iddiası ‘açıkça yanlış‘, ‘son derece cinsiyetçi‘ ve ‘küçük düşürücü’ olarak nitelendirdi.

Dizinin söz konusu bölümünde olayların geçtiği 1986’ya gelindiğinde Gaprindaşvili’nin en az 10’u büyük usta olmak üzere 59 erkek rakiple karşılaştığı, 28’iyle tek bir maçta eş zamanlı olarak oynadığı belirtildi.

Bu gerçeklere rağmen Netflix’in dizide ‘dramayı artırmak’ gibi ‘ucuz’ bir amaç uğruna 80 yaşındaki oyuncu hakkında kasten yalan söylediği ifade edildi.

Netflix sözcüsü, Gaprindaşvili’ye ve kariyerine büyük saygı duyduklarını ancak iddialarının hiçbir değeri olmadığını söyledi.

Gaprindaşvili bir yıl önce dizi yaynlandığında platformla konuyla ilgili görüştüğünü ancak Netflix’in iddiları redderek sahnenin zararsız olduğunu savunduğunu anlattı.

Avukatları 62 milyon kişi tarafından izlenen dizinin müvekkillerinin erkeklerle karşılaşacak kadar yetenekli olmadığını ima ederek itibarına geri dönülmez şekilde zarar verdiğini belirterek, şunları söyledi: “Satrancın en başarılı erkekleriyle yarışan genç bir kadını anlattığı hikayesiyle kadınlara ilham vermesi gereken Netflix, aynı dönemde dünya sahnesinde erkeklerle karşılaşarak onları yenen tek gerçek kadını küçük düşürmüştür.”