Ahmet Kaya’nın ‘Başım Belada’ şarkısını dinlediği için iki polis tarafından dövülen İbrahim Sil’in adalet arayışı ‘zamanaşımı’na takıldı.
Yargıtay, polis memurları M.B. ve B. O.’ya verilen sekizer ay hapis ve memuriyetten men cezalarının verildiği davayı ‘zamanaşımı’ nedeniyle düşürdü. Sil’in avukatı Fuat Aldemir, “Müvekkilim yediği dayakla kaldı” dedi.

Müziği kapatması yetmedi
Olay, 24 Haziran 2004 tarihinde Kuşadası İnönü Bulvarı’nda İbrahim Sil’in beş yıldır çalıştığı büfede meydana geldi.
Sil, temizlik yaparken Ahmet Kaya’nın ‘Başım belada’ adlı şarkısını müzik setinde dinlemeye başladı. Bu sırada içeri giren iki sivil polis memuru, Sil’e müziği kapatmasını söyledi.
Müziği kapatan Sil’in arkasından gelen polis memurlarından biri, kaseti almak için hamle yaptı. İbrahim Sil de, “Kaset emanet size veremem” dedi. Polis memurlarından M.B., iddiaya göre elindeki telsizle Sil’in yüzüne vurdu. Kendinden geçip yere düşen Sil’e bu kez diğer polis memuru B.O. yumruk attı. Kanlar içerisinde kalan ve yüzü tanınmayacak hale gelen Sil’i polis memurları otomobile bindirip, karakola götürdü. Sonra da kendilerinden şikayetçi olmaması için baskı yaptılar.

Savcı dört yıl boyunca soruşturdu!
Can güvenliği olmadığını öne süren, aldığı darbeler sonucu yüzü şişen ve çene kemikleri kırılan, Adli Tıp Kurumu’ndan ’25 gün iş göremez’ raporu alan İbrahim Sil, avukatı Fuat Aldemir aracılığıyla iki polis memuru hakkında ‘Efrada kötü ve fena muammele, şartlı tehdit ve hürriyeti tahdit’ suçundan şikayetçi oldu.
Yaklaşık dört yıl boyunca olayı soruşturan savcı, başka ile tayinleri çıkan polis memurları M.B. ve B.O.’nin 2008 yılında ifadelerini aldı. Polis memurları yöneltilen suçlamaları kabul etmedi.
İbrahim Sil, savcılıkta kendisini döven iki polis memurunu fotoğraflarından teşhis etti. Tanıklar da iki polisin İbrahim Sil’i Ahmet Kaya’nın şarkısını dinlediği için dövüp, karakola götürdüklerini belirtti. Savcı Ertan, 2008 yılında, iki polis memuru hakkında ‘Efrada kötü ve fena muammele, şartlı tehdit ve hürriyeti tahdit’ suçlarından dokuzar yıl hapis cezası istemiyle, Kuşadası 1’inci Asliye Ceza Mahkemesi’nde dava açtı.
Karar altı yıl sonra çıktı
19 Şubat 2010 tarihindeki son duruşmada hakim, sanık eylemlerinin ‘Bir bütün halinde efrada kötü muamele’ suçu oluşturduğunu belirtip sanıklar M.B. ve B.O’yu 8’er ay hapis ve memuriyetten men cezası verdi. Hakim, sanıkların suçtan sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları dikkate alınarak haklarında takdiri indirim nedeninin uygulanmasına, cezaların tedbire çevrilmesine ya da ertelenmesine yer olmadığına karar verdi.
İbrahim Sil’in avukatı Fuat Aldemir ise sanıkların diğer suçlardan da ceza almaları için temyiz başvurusunda bulundu.
Yargıtay davayı ‘oy birliğiyle’ düşürdü
Mağdurun avukatı Fuat Aldemir ve sanıkların avukatlarının temyiz başvurusunda bulunduğu dosyayı Yargıtay 14’üncü Ceza Dairesi inceledi. Yerel mahkemeye gönderilen gerekçeli kararda, sanıklara yöneltilen suçların TCK’nın belirtilen maddeleri kapsamına göre 7.5 yıllık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu belirtilerek dava oy birliğiyle düşürüldü.
‘Müvekkilim yediği dayakla kaldı’
Bir başkan dört üyeden oluşan Ceza Dairesi’nin kararını alan İbrahim Sil’in avukatı Fuat Aldemir, davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine tepki gösterdi.
Aldemir, şöyle konuştu: “Her şey kılıfına göre ayarlanmış. Müvekkilim, dinlediği şarkılar yüzünden dayak yedi. Uzun süre tedavi gördü. Psikolojisi bozuldu. Bu olaydan sonra hayata adapte olmak için uzun uğraşlar verdi. Yaşadığı şehri terkedip başka şehre yerleşti. Sanıklar hakkında dava geç açıldı. Bunların yanında, Yargıtay’da dosya geç incelendi. Her şey planlı yapılmış. Müvekkilimin o yaşadığı travmanın, acılarının hesabını kim verecek. Onu dövenler sokaklarda özgürce dolaşacak. Müvekkilim ise yediği dayakla kaldı. Davayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşıyacağım.”
