Necati Özkan: Şizofren bir adamın iddialarıyla açılan deli saçması bir soruşturma

İstanbul başsavcılığının ‘casusluk’ soruşturmasında tutuklanan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı İmamoğlu’nun seçim kampanyası direktörü Necati Özkan, Bir meczubun birbiriyle çelişkili sağlıksız ifadeleriyle ‘casusluk’ suçlamasıyla karşılaşmam ne yazık ki trajikomik dedi.

Necati Özkan. Fotoğraf: X

24 Ekim’de İstanbul başsavcılığı İmamoğlu, TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ ve Özkan hakkında ‘casusluk’ soruşturması başlatmıştı.

Başsavcılık 4 Temmuz’da ‘casusluk’ suçlamasıyla tutuklanan Hüseyin Gün’e ait dijital materyallerin incelendiğini bildirmiş, Gün’ün dijital materyallerinde sivil kişilerin ya da şirketlerin temin etmesinin mümkün olmayacağı askeri mühimmat ve silahlara ait fotoğraflara rastlandığı öne sürülmüştü.

Yanardağ sabah gözaltına alınmış, aynı günün akşamı TELE1’e Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nca (TMSF) kayyım atanmıştı. 

Dün gece soruşturma kapsamında İmamoğlu, Özkan ve Yanardağ’ın sulh ceza hakimliğindeki sorguları tamamlandı.

Hakimlik, İmamoğlu, Özkan ve Yanardağ’ı ‘siyasal casusluk’ suçlamasıyla tutukladı.

İBB odaklı ‘yolsuzluk’ soruşturmasında 19 Mart’ta İmamoğlu’yla birlikte gözaltına alınıp 23 Mart’ta tutuklanan, o tarihten bu yana cezaevinde bulunan Özkan, X’ten ‘casusluk’ soruşturmasıyla ilgili şunları yazdı:

‘5,5 saat soğukta ve susuz bekletildim’

“Dün sabah saat 07.00’de Kandıra Cezaevi’nden alınıp şizofren bir adamın iddialarıyla açılan, deli saçması bir soruşturmada ifade vermek için Çağlayan Adliyesi’ne götürüldüm.  

5,5 saat boyunca Çağlayan’ın -7’nci katındaki nezarethanede soğukta ve susuz biçimde bekletildikten sonra savcılık ifadesine çıkarıldım. Saatler süren ve 60’tan fazla soru içeren sorgulama bittiğinde akşam 22.00’ye yaklaşıyordu.

‘Kısa süreli tanışıklıktan casusluk suçlamasına konu olmak akıl dışıdır’

Her bir soruya ayrıntılı şekilde cevap verdim. 23 Haziran 2019 seçimlerine sadece 12 gün kala ziyaretime gelen ve temel amacı sosyal medya takip sistemi satmak olan, ‘Türk iş adamı’ kimliği ile tanıdığım kişiyle irtibatımı, sunduğu projenin vasatlığı ve fiyatının afakiliği nedeniyle çok kısa bir süre sonra sonlandırdım.

Bu kısa süreli tanışıklıktan casusluk gibi bir suçlamaya konu olmak ve sonuçta tutuklanmak akıl dışıdır. 42 yıllık lekesiz ve onurlu meslek ve özel hayatıma yönelik saldırı ve iftiraları kabul etmem mümkün değildir.

‘Sıradan hakikatlerle büyük yalanların birlikte kurgulandığı kumpas soruşturması’

Bir meczubun birbiriyle çelişkili sağlıksız ifadeleriyle ‘casusluk’ suçlamasıyla karşılaşmam ne yazık ki trajikomiktir. Aleyhimde çarpıtılmış bilgi ve sözde delillerle yapılan itibarsızlaştırma faaliyetlerinin ne kadar saçma ve yalanlardan ibaret olduğu elbet yargılama sürecinde ortaya çıkacaktır.

O vakte kadar lekelenmeme hakkıma saygı duyulmasının önemine vurgu yapmak isterim.   Dosya içeriğine vakıf oldukça bu deli saçmalığının detaylarını kamuoyu ile paylaşacağım.   Bazı sıradan, aleni hakikatlerle büyük yalanların birlikte kurgulandığı bu kumpas soruşturması eninde sonunda tarihin tozlu sayfalarında bir utanç vesikası olarak yerini alacaktır.”

Necati Özkan: Hüseyin Gün bende bir dolandırıcı intibası yarattı

Melih Geçek: Hüseyin Gün isimli şahsı tanımıyorum

İmamoğlu: Roma’yı benim yaktığım daha gerçekçidir

Merdan Yanardağ: Hüseyin Gün’den bugüne kadar hiçbir ad altında para almadım

TELE1’e kayyım atandı

İmamoğlu’na ‘casusluk’ suçlamasında geçiyor: Wickr uygulaması nedir?

Ekrem İmamoğlu hakkında ‘casusluk’ suçlamasıyla sorgulama kararı