Necati Doğru: Ağlayıp uyanacağız

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

İnşaat ruhsatı veren beledi­ye geldi “oturmaya hazır binayı” inceledi. Bu bina­da yaşayacak olanlar yarın bir gün deprem olduğunda buradan sağ çıkabilirler mi, deprem ülkesi Türkiye’de bu bine 7.9 şiddetinde depremi alttan yiyince yana doğru, öne doğru, aşağı zemine doğru, arkaya doğru yıkılır mı baktı. Hırsızlık yok. Çalma yok. Yalan yok. Göz boyama yok. Kolanlar, kirişler, açıklıklar, genişlikler kontrol edildi. Her şeyin projeye uygun yapıl­dığını gördü. Yapı Kullanım İzin Belgesi diyorlar; “iskan ruhsatı” verdi. Bitti mi? Hayır bitmedi. 1999 büyük depreminden sonra “deprem sigorta­sı” zorunlu hale gelmişti. Her binanın, her dairesi sigorta yaptırmak zorundaydı. Sigor­tacı da geldi. Binayı inceledi, dairleri tek tek sorguladı. O sigortacı. Riski sıfırlamak zorunda. Binanın yıkılma riskini en aza indirmek için binayı yapanı, içinde oturanı zorla­mak zorunda. Binaya baktı, inceledi, bu bina 7.5-7.6- 7.7-7.8-7.9 şiddetinde bir depremle bile yıkılamaz diye baktı. Böyle bakmak zorunda.

Enkaza döndü Maraş. Enkaza döndü Hatay. Enkaza döndü Adıyaman. Ağlıyor Türkiye. Ağlayıp uyanacağız!

Necati Doğru’nun yazısı