sanat@diken.com.tr
Kitap raflarının karşısına geçip “Ne okusam?” diye düşünmek gündelik hayatın karmaşasından ve hızından kaçmak için yerinde ve keyif veren bir faaliyet. Ama kitapların çeşitliliği karşısında kararsız kalmamak elde değil. Kabul etmek lazım: Bir kitapta karar kılmak zor iş!
Diken bu hafta beş kitaba dikkatinizi çekiyor. Karar sizin. Şimdiden iyi okumalar.
Her gün gibi değil: ‘Sıradan Bir Gün’

Sıradan bir günde başımıza gelecekleri tahmin edebiliriz. İşe gideriz, kahve içeriz, uyuklarız, market alışverişi yaparız. Çok sıra dışı insanlar değilsek bunların hepsini tekrar tekrar, bir döngü biçiminde yaparız.
Ama Yekta Kopan’ın yeni romanı ‘Sıradan Bir Gün’deki takma isimle kişisel gelişim kitapları yazan kahramanı Armağan Gündoğdu sıradan bir günde cinayete tanıklık ediyor. Kopan yeni kitabında sahte kimlikler, yalanlar ve hesaplaşmaları konu ediyor.
Modern çağın bozuklukları: ‘Anoreksiya ve Bulimiya’

Yeme bozuklukları çağımızın bir problemi haline geldi. Özellikle gençler ya beslenmeyi tümüyle reddediyor ya da buzdolabında var olan her şeyi mideye indiriyor. Peki anoreksiya ve bulimiyaya bağlı davranışlar nasıl fark edilir? Yeme bozuklukları ne gibi tıbbi sorunlara sebep olur? Ebeveynlerin tedavi sürecindeki rolü ne olmalıdır?

Psikiyatrist Gérard Tixier ile klinik psikolog Clothilde Tourte ‘Anoreksiya ve Bulimiya’da bu sorulara yanıt arıyor ve ebeveynlere tavsiyeler veriyor.
Hepimizin var: ‘Olma Borcu’
Türkiye’nin yeni kuşak şairlerinden en yenilikçi olanı Cihat Duman, dördüncü şiir kitabı ‘Olma Borcu’nda günümüz yaşantısını kendi çağının diliyle ve zamanın argümanlarıyla kuruyor.
Şairin yeni kitabı önceki şiirlerinde de görüleceği üzere var olma meselesine odaklanıyor.
Karamsarlığa inat: ‘Feminist Ütopya Projesi’

Kadına şiddet başta olmak üzere kadına yönelik her türlü baskı mekanizması saldırısını artırıyor. Ancak kadınların ayaklarından yaklaşmakta olan feminizmin sesleri duyuluyor. ‘Feminist Ütopya Projesi’ de okurlara kendi feminist tahayyüllerini oluşturmaları için bir kışkırtma girişimi.
Kitaptaki makale, deneme, şiir, öykü, çizim gibi içerikler kesif karamsarlığa inat, bambaşka bir dünyaya giden yolun taşlarını sebatla ve neşeyle döşemeye girişiyor.
Uzay ve zaman: ‘Titan’ın Sirenleri’

Bilim insanlarından önce edebiyatçılar uzaya çıkmıştı. ABD’li yazar Kurt Vonnegut da ‘Titan’ın Sirenleri’nde okuru uzayda ve zamanda curcunalı bir yolculuğa çıkararak, kara mizah ve sivri dilinin içinde yaşamamızı istiyor.
Milyoner kâşif Winston Niles Rumfoord uzaygemisiyle bir krono-sinklastik infundibulumun ortasına dalarak saf enerjiye dönüşür. Yalnız elli dokuz günde bir maddeleşebilir ve bir saatliğine dünyadaki evine dönebilir. Bu cümle neyle karşılaşacağımızın devasa bir ipucu.