Toplum hem sorunlara çözüm bekliyor hem de gelecek hayallerini gerçekleştirecek bir siyaset arıyor. Erdoğan ve AK Parti iktidarları bu denkleme oturmuştur. Oturduğu için de her seçimden büyüyerek çıkmış ve tam anlamıyla yeni bir merkez inşasına muvaffak olmuştur. Şimdi ise yeni sandık o merkezin “siyasal rejim” haline gelmesini sağlayacaktır. Pazartesi gününden itibaren ülke yeni bir rejimle yönetilmeye başlanacaktır. Her aşamasında halkın kararının ve denetiminin egemen olduğu yeni bir rejim.
Vesayetin payını düşüren, demokrasinin alanını genişleten ve her türlü siyaset dışı sürprizlere ve girişimlere kapalı bir sisteme geçiliyor. Garantisinin ve koruyucusunun bizatihi millet olduğu sistem… Yeni Türkiye’yi tanımlayan da millet iradesinin oyuna güçlü bir şekilde dahil olmasıdır. Yarın yapılacak seçim, Cumhuriyet’in sancılı, yaralı, gergin, ötekileştirici ve darbeli öyküsünü tam ve geri dönüşsüz demokrasiye çevirecektir.
2002’den beri kurulan her sandık “tarihi” değer taşıyordu ve gerçekten de her biri tarihe olumlu katkı sağladı. Yarınki sandık sadece tarihi öneme haiz değil aynı zamanda yeni bir tarih başlatma fırsatı sunmaktadır.