Mustafa Karaalioğlu: Büyüklük hikayelerine ara verip gerçeklerimizle yüzleşsek iyi olacak

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Bir ülkeyi ülke yapan branşlarda dökülüyoruz. Hukuk, şeffaflık, ifade hürriyeti, rüşvetle mücadeleden tutun da enflasyon, faiz ve döviz kurunun yüksekliğine kadar her alanda en kötüler arasındayız ve bütün bunlarla mücadele etmenin tek yolu derin bir sessizliktir! Sessiz kaldıkça, konuşmadıkça, problemin üzerine gitmedikçe, meselelerimizi tartışmadıkça her sene birkaç sıra daha geriye gidiyoruz.

Türkiye siyaset mühendisliği ile meşgul, olmadı suni gündemler üreterek mış gibi yapmanın peşinde ve koskoca bir ülke dünyada gelip dayandığı yerin farkında bile değil. İletişim çağı, dijital haberleşme imkanları, sosyal medyanın sınırsız özgürlük alanı da bu acı gerçekler karşısında çaresiz.

Bütün bunlara rağmen bir toplumun tamamen içine kapanabileceğini, dünyadan bihaber olabileceğini ve durumun vahametinden uzakta kendi halinde yaşayabileceğini görüyoruz.

Dünya Kupası’nda dibi boylamak, bu listelerdeki perişanlığımızdan daha acı verici olabiliyor. Oysa hukuk, ekonomi, ifade hürriyeti, şeffaflık ve enflasyonda Yeşil Burun Adaları’ndan ve hatta hukukta da Çuraçao’dan daha gerideyiz.

Kendi kendimize anlattığımız büyüklük hikayelerine ara verip hiç olmazsa bir kez gerçeklerimizle yüzleşsek iyi olacak.

Mustafa Karaalioğlu’nun yazısı