Türkiye’nin de eksikleri var ve bazıları içinden geçtiği FETÖ ve PKK ile mücadele gibi ünitelerin ağır yükünden geliyor. Bunlar, herhangi bir Avrupa demokrasisinin taşımakta zorlanacağı ağırlıkta yüklerdir. Anlamamış olabilirler veya anlamamış gibi davranmayı tercih etmiş olabilirler. Bu bizim yürüyüşümüzü sekteye uğratmamalıdır.
Sinirlenmek, öfkelenmek işimize yaramaz; AB sürecinin bir parçası olmaya devam edeceğimizi göstermeliyiz. Zira, sürecin parçası olmak daha iyi bir demokrasi, daha güçlü hukuk sistemi ve daha yüksek ekonomik imkan demektir; bir parçamızı Brüksel’e kaptırmak değildir.
Üye olmak veya olma ihtimalinin düşüklüğü başka bir konu ama bu yolda kalmak Türkiye için her durumda faydalıdır. Bu gerçeği ıskalamayalım… Bu yola, AB istediği için değil biz talep ettiğimiz için girmiştik, bunu da unutmayalım.