Okura not:
Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.
Bu iklimde CHP’nin artık tepki vermek yerine karar vermek noktasında olması gerekir.
Çalışmaları yürütecek sayıda milletvekilini Meclis’te tutup tamamen milletin arasında olmalı. Fiili sineyimillet!
Pazartesinden tezi yok bütün belediyeler bütün işlemlerini kamuoyunun denetimine açmalı. ‘Zaten açık’ dememeliler. Herkes inceleyebilmeli. Denetim kurumlarını davet etmeliler.
Bütün belediye başkanları malvarlığını açıklamalı.
Gözle görülür bir şeffaflık kampanyasından sonra iktidar da buna davet edilmeli.
31 Mart 2024 zaferinin yıldönümü yaklaşıyor. O gün tüm Türkiye’ye “Yerelde iktidar sınavını verdik, genel iktidarı istiyoruz” denmeli. Bunun içi doldurulmalı.
CHP yoksullara yardım konusunda AKP ile girdiği yarışı kazandı. Bu yetmez, sıra yoksulluğu nasıl azaltacağını, bitireceğini anlatmakta.
CHP iç bütünlüğünü tartışmalara meydan vermeyecek biçimde hayata geçirmeli. Bunun için her ilde daha önceki belediye başkanlarının da katılımıyla ‘il yerel meclisi’ oluşturulup toplanmalı. Ankara’da da tüm illerin yeni-önceki belediye başkanlarıyla ortak Türkiye yerel meclisi kurulmalı.
İstanbul Başsavcısı Akın Gürlek’le uğraşmak gölgeyi taşlamaktan başka bir şey değil. Bunu yaparsanız gölgenin sahibi sizinle alay eder.
Çağımızda medya gücü yok, güçlerin medyası var. CHP’nin stratejik bir medya planlaması var mı? Bu soruyu çengelli bırakalım.
Erdoğan, Şanlıurfa’da İbrahim Tatlıses üzerinden adaylığını ilan edip seçim kampanyasını başlattı.
CHP ne zaman başlatacak?
Seçimi istemekten söz etmiyoruz, seçime hazır olmaktan, halkı CHP iktidarına hazırlamaktan söz ediyoruz.