Fransa’da erken seçimlerin ilk turunda aşırı sağcı Marine Le Pen’in partisi Ulusal Birlik’in (RN) birinci çıkması, Müslüman Fransız kadınlarını kaygılandırdı.

Avrupa Parlamentosu (AP) seçimlerinde Fransız aşırı sağı yüzde 33,15’le birinci çıkmış, cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un partisi Rönesans ise yüzde 15,2’lik oranla ikinci çıkmıştı. Bunun üzerine Macron parlamentoyu feshetmiş, erken genel seçim kararı almıştı.
Ama Macron beklediğini bulamadı. Geçen pazar rekor katılımla (yüzde 66,71) gerçekleşen erken seçimlerin ilk turunda yine aşırı sağcı Le Pen’in partisi yüzde 33,4’le birinci geldi.
Müslüman kadınlara kamusal alanda çarşaf giymeyi yasaklamak, çift vatandaşlılara yasaklar gibi ayrımcı politikalar savunan Le Pen’in yüksek oy oranı, Fransız Müslüman kadınları kaygılandırdı.
İhanete uğradım
Al Jazeera’nın haberine göre 22 yaşındak Fatima, ‘‘Fransa tarafından ihanete uğradığımı hissediyorum. Kamusal alanda başörtüsü yasağını savunan partiye 10,6 milyon oy verildiğini bilmek çok acı’’ dedi.
Fatima, Moritanya ve Senegalli yabancı bir ailenin kızı. Çarşaf giyiyor. Paris’i çevreleyen ve birçok göçmeni ve etnik azınlığı barındıran banliyölerin birinde büyüdü. Ayrıca çift vatandaşlığı var.
Yani Le Pen’in ülkede şeytanlaştırdığı yaklaşık 6 milyon Müslümandan biri. Öyle ki Fransa aşırı sağının 28 yaşındaki genç yüzü ve Le Pen’in sağ kolu Jordan Bardella, partisinin iktidara gelmesi halinde çifte vatandaşların ‘en stratejik’ devlet görevlerinden men edileceğine söz verdi.
27 yaşındaki Elias, Le Pen’in partisi RN iktidara gelirse birçok Müslüman’ın Fransa’dan göçeceğini söyledi ve ekledi: ‘‘Peki hepimiz ülkeyi terk edersek kim direnecek? Bence gelecek nesiller için ülkede kalmamız mühim.’’
Polis şiddeti Elias’ı endişelendiren bir başka unsur: ‘‘Büyük ihtimal ırksal şiddet ve profilleme de artacak. Çünkü Polis memurları, RN tarafından korunup kollandığını bilerek rahat davranacak.’’
Teoride imkansız
Fransız hukukçular ise Le Pen’in parti politikalarının uygulanamayacağını savunuyor.
Hukukçu Rim-Sarah Alouane, kamusal alanda çarşaf yasağı ve çift vatandaşlara engellemelerin ‘teorik anlamda’ uygulanmasının imkansız olduğunu belirtti: ‘‘Bu yasaların ilki seküler değerlerle, ikincisi eşit vatandaşlık ilkesiyle çatışır. Yani teoride bu yasa tasarıları Anayasaya aykırı. Ama pratikte ülkenin üst kurumlarının dengeleyici rol oynayıp oynamayacağını görmemiz gerekecek.’’