Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Meclis hükümete Irak ve Suriye’de askeri hareket yetkisi verdikten sonra ABD ile koalisyona katkı pozisyonunu netleştirdi. En önemli madde, Suriye hava sahasında uçuşa yasaklı bölge. Muhtemelen daha önce Irak’a yönelik Çekiç Güç’te olduğu üzere 36’ıncı paralelin kuzeyini istiyor ve bu verilirse İncirlik de açılabilir.
Tabii bu Türkiye’yi savaşa dahil eder, ama hem Türkiye şimdiye kadarki Suriye politikasından bir çıkış yolu bulur, hem de Suriye rejimi meselesini kendi meselesi olmaktan çıkarır. Erdoğan, Suriye’de IŞİD istemiyor, ama Esad da istemiyor.
Enerji Bakanı Taner Yıldız, Türkiye’nin IŞİD’e karşı olurken PKK’dan yana olmaya itildiğini, oysa ikisini de istemediğini söylüyor. (Bunu, bu netlikte Dışişleri, ya da Savunma Bakanları’nın değil, Enerji Bakanı’nın söylemesi dahi tek başına dikkat çekici, değil mi?)
Yani Türkiye Suriye sahnesinde Esad’a da, IŞİD’e de, PKK’ya da karşı ve bu tutumda olan tek ülke.
Ankara için şu anda, özellikle de ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’in özür dilemesi ile sonuçlanan son çıkışının ardından, en önemli şey kendi güvenliğini korumak. Kürt sorununun siyasi çözüme kavuşması da buna dahildir.