Murat Sururi Özbülbül: Ahtapot ki hem de ne ahtapot

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Hatırlarsanız bu ahtapot benzetimini ilk olarak Recep Bey, 25 Mayıs 2025’te İBB soruşturmasıyla ilgili açıklamalarında “ahtapotun kolları” tanımlamasıyla kullanmıştı.

Neticede yaklaşık olarak bir buçuk yıldır fellik fellik aranmasına rağmen bir türlü bulunamayan bu esrarengiz ahtapot son fon skandalında iktidar cenahında bulundu…

Ahtapot ki hem de ne ahtapot…

Bilen bilir ahtapotlar gizlenmekte son derecede mahirdir, bulundukları ortama renk değiştirerek kolayca uyum sağlar, kemiksiz gövdeleri ve uzun vantuzlu kolları ile her delikten sızmayı başarır. Dolayısı ile fonlarda bu yaşanan operasyonlara imza atan organize suç örgütünü bir ahtapota benzetmek son derecede isabetli bir iş olacaktır.

Göründüğü kadarı ile şimdiye kadar sadece küçük bir kısmı ifşa olan bu yapı eli kolu her yere uzanan bir ahtapot misali neredeyse tüm sisteme sızmış, en üst finansal kurumları ele geçirmiş; iş insanı, bürokrat ve siyasilerin birlikte kurduğu bir suç örgütü oluşturmuş.

Sonuçta ortada bir suç örgütü var ama şimdiye kadar sadece bu örgütün firma sahip ve yöneticilerine dokunulmuş bulunulmaktadır.

Peki, bu firma sahipleri bürokrasi ile işbirliği yapıp siyasi koruma sağlamadan bu boyutta bir suçu örgütleyebilir miydi?

Elbette hayır…

Şimdi iktidardan beklentimiz; hiç kimsenin gözünün yaşına bakmadan, ucu nereye uzanırsa uzansın, kimlere değerse değsin bu davayı ciddiyetle takip etmesi, insanları “nitelikli dolandırıcılık” ile soyan bu organize suç örgütünün mensuplarını yakalayıp yargılayarak analarından doğduğuna pişman etmesidir.

Murat Sururi Özbülbül’ün yazısı