Murat Sabuncu: Özgür Özel sistemin tüm kurum ve isimlerini hedefine almış gözüküyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

warning
Okura not:

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Özel’in kurultay konuşması yeni yol haritasını göstermesi açısından da önemliydi. Anlaşılan o ki CHP Lideri artık sadece Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı değil, kimini uzun süre ayrı tuttuğu sistemin tüm kurum ve isimlerini de hedefine almış gözüküyor. Özel 19 Mart’ı ‘darbe’ olarak nitelendirmişti, şimdi iktidarı da dört gündür ‘cunta’ olarak tarif ediyor. Erdoğan uzun süre CHP’yi ve dönem dönem genel başkanlarını geçmişe de gönderme yaparak ‘cuntacılık-cunta hevesiyle’ tanımlamıştı. Burada öncelikle bir noktanın altını çizmek istiyorum.

Özgür Özel MİT’i ve Başkanı İbrahim Kalın’ı uzun süre eleştirmedi. ‘Devletin hassas kurumu’ diye görüyordu. Hatta Kalın ile Kasım 2024’te yaptığı görüşmenin ardından ‘yurtdışındaki CHP örgütlerine FETÖ sızmasın diye destek istedik’ demişti. Dün şu cümleleri kurdu: “Cumhuriyet Halk Partisi’ne darbe girişiminde bulunarak ilerliyorsun, devleti kullanıyorsun, savcıları kullanıyorsun, emniyet teşkilatını kullanıyorsun, MİT’i kullanıyorsun. Ama şunu unutuyorsun. Karşında yine millet var.”

Özgür Özel çok uzun süredir başta İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı yargının genelini, aldıkları kararları eleştiriyordu. Ancak bu kez ‘sistem’in diğer noktalarına da ağır eleştiri getiriyor. Haziran 2024’te ‘normalleşme siyasetini’ sürdürürken parti kurmaylarını ‘vergide adalet’ konusunu konuşmak için Mehmet Şimşek ile görüşmeye yollamıştı. Dün Kurultay’da şöyle konuştu: “Mehmet Şimşek dünyada demokrat görünen, gerçekte Türkiye’deki cuntanın mali ayağı olan kişidir. Bunu deşifre etmeye devam edeceğiz.”

Murat Sabuncu’nun yazısı