CHP’nin 7. Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu dün bir video yayınladı. Videoda en öne çıkan bölüm şu idi:
“CHP bize bırakılmış bir miras değildir. Partimiz bizlere kutsal bir emanettir. Emanet kirletilemez, emanete kara çalınamaz. Kardeşlerim, hele ki bu ulu çınarın gölgesi haramın ve kirlenmişliğin sığınağı asla ve asla olamaz. Gerektiğinde arınmasını da bilir, iç muhasebesini yapmasını da. Ama yolundan asla dönmez.”
Tekrar Kılıçdaroğlu’nun bir dönem liderliğini yaptığı partideki kimileri için ‘haramın ve kirlenmişliğin sığınağı’ tanımı yapması konusuna dönelim. Ve soralım…
Bu cümlesiyle kimi tarif ediyor? Kendi aday yaptığı Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarını mı? En güçlü yanı etkin pişmanlıktan yararlananlar olan İBB davasında ‘ailemle tehdit edildim bu yüzden istenilen ifadeleri verdim hakkınızı helal edin’ diyen isimlerin daha yeni ifade verdiği dönemde hem de.
Şu anki yargının iktidardan bağımsız hareket ettiğini mi düşünüyor? Ortadaki iddiaların-iddianamelerin tamamen hukuksal metin oldukları fikrinde mi?
Hala süren-sonuçlanmamış davalar varken ‘haram ve kirlenmişlik’ hükmüne nasıl vardı? Kendi bildiği kamuoyuna aktarmadığı özel bilgiler mi var?
Süren davalar varken bu çıkışı tutuklu olan pek çok ‘eski arkadaşı-partidaşı için’ olumsuz algılanmayacak mı?