Peki Resul Emrah Şahan ‘yoksulların hakkını savunurken’ nasıl bir hayat yaşıyor. Sadece kendi ifadesiyle değil MASAK araştırmasıyla da ortaya çıkan bir gerçek var: Kadıköy’de, 1989 yılında yapılmış bir binada kirada oturuyor. Başka bir mal varlığı da yok. İdealist, dürüst bir kişiden bahsediyoruz. Ama iddianamesi yazılamamış bir konudan ve bağlandığı İBB davasından bir yıldır tutuklu. Eşinden, evladından ayrı. Evladı demişken. Kızı babasının evden götürülüşüne tanık oldu. Ve Şahan o günü şöyle aktardı:
Bakın, kızımın o gün akşam kapıya astığı yazı: “Polisler Buraya Giremezler”. Bu hepimiz için ders niteliğindedir. Devlet 5.5 yaşındaki bir kız çocuğuyla böyle tanışmaz, tanışmamalı.
Savunmalar elbette önemli ama beni en çok bu kısım çarptı. Bir çocuğun devletle ilk tanışma anı. Son yıllarda özellikle iktidara muhalefet eden ne çok annenin-babanın çocuğu devletle bu şekilde tanıştı. Evlere sabaha karşı giden polisler, davalardaki jandarmalar, hapisteki infaz koruma memurları. ‘Devlet’ gücü elinde tutanın ‘öteki’ gördüğüne acı verdiği bir tanım olarak mı kazınacak çocukların ruhuna. Kuşaktan kuşağa bir aktarım mı olacak ‘döneme-düzene’ itiraz edenin çektikleri. Başörtülü üniversitelilere yaşatılan haksızlıklardan-zulümlerden bugün gelinen noktaya.