Ceplerinden harcamadılar. Döviz bazında büyük krediler aldılar. Keza dağıtıcılar. Milyarlarca dolar verdikleri ihalelerin paralarını çıkartamadılar. Hepsi kredi borcunun altında kaldılar.
Şimdi bu batıklar bankaların portföylerinde yer alıyorlar. Lakin batık olarak görünmüyor, şüpheli alacak olarak sayılıyor. Enerji sektörü halen 55 milyar dolar civarındaki borcuyla imalat, toptancılık ve inşaat sektörlerinden sonra en fazla risk taşıyan sektörlerden biri durumunda.
Peki, sektörün bu profilini kim çizmişti? Bu yapının mimarı kimdi? Yeni danışmanımız Amerikalı McKinsey’den başkası değildi. Türkiye’de yaptığı en önemli icraatlarından biri enerji sektörünün “serbestleştirilmesi” süreciydi. Harika akıl verdi! Heyecanla bekliyoruz yeni projelerini…