TTB, çok uzun zamandır isimlerinin başındaki ‘Türk’ kelimesinden bile hicap duyan bir güruhun işgali altında. Bu azınlık güruh Türkiye aleyhindeki her adımda ortaya çıkıp, on binlerce hekimi temsil eden kurumlarını Türk milletinin karşısında konumlandırıyor.
Bu konu çok kez gündeme geldiği için tek tek örneklendirme yapmayacağım. Merak edenler Google’dan rahatlıkla bu örneklere ulaşabilir…
İrdelemek istediğim ve bugüne kadar merak ettiğim konu bu ülkeyi gerçekten seven, kalbi bu bayrak ve vatan için çarpan doktorların neden bu rezalete dur demediği… Çatı örgütlerini neden bu işgalcilere bıraktığı…
Akla gelen ilk şey, seçim dönemlerinde bu güruhun daha organize olduğu ve sandıklara akın etmesi. Bir anlamda da vatansever doktorların bu konuda üzerine düşeni yapmamış olmaları. Ama kazın ayağı hiç de öyle değilmiş… Yani en azından tek neden bu değilmiş!
Bugün manşetimizde detaylarını okuyacaksınız; lafa gelince demokrasiden, adaletten, dürüstlükten dem vuranlar meğer TTB seçimlerinde ölülere bile oy kullandırtıyormuş. Hafta sonu yapılacak İstanbul Tabip Odası seçimleri öncesi YSK’ya teslim edilen listelerde bugün hayatta olmayan yüzlerce belki de binlerce ‘üye’nin ismi yer alıyormuş!
Herhalde o isimler “anılarına saygı” için orada durmuyor…
Hani onlar demişti ya, “Savaş bir sağlık sorunudur” diye… Ben de, “Ölü seçmen bir demokrasi sorunudur” diyor, tüm vatansever doktorları pazar günü sandık başına gidip bu oyunu bozmaya davet ediyorum!