Murat Ağırel: Yine bir dolandırıcılık hikayesiyle karşı karşıyayız

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

warning
Okura not:

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Yine bir dolandırıcılık hikayesiyle karşı karşıyayız.

HG Yatırım firması adı altında faaliyet gösteren Kaan Demir ve Ece Akar. Okurlarımdan ve takipçilerimden aldığım mesajlar, bu iki ismin çok sayıda kişiyi dolandırdığını ortaya koyuyor.

Süreç her zamanki gibi sosyal medya reklamlarıyla başlamış. Kendini finans uzmanı ve borsa analisti olarak tanıtan Kaan Demir, hazırlattığı etkileyici reklamlarla insanları Ece Akar ile iletişime geçmeye yönlendirmiş.

“Borsa dersleri” adı altında düzenlenen canlı yayınlarla güven inşa edilmiş, hisse senedi önerileriyle küçük yatırımlarla para kazandırılmış gibi gösterilmiş.

Daha sonra sahte bir “TTC Küresel Yatırım Yarışması” hikâyesi devreye girmiş. Kaan Demir, bu yarışmada ikinci olduğunu ve başarının şerefine herkese para yatıracağını belirtmiş. Ancak bunun için HG adlı sahte şirketin uygulamasını yüklemeleri gerektiğini söylemiş.

Hazırlattığı sahte platformun mobil uygulamaları AppStore ve Google Play’de yer almış. Uygulamayı indirenler kripto alımına yönlendirilmiş. Derken, sistemde para kazandıklarını gören yatırımcılar daha büyük meblağlar yatırmaya başlamış.

Kimileri evini sattı, kimileri arabasını. Borç alıp kredi çekenler bile oldu. Sadece kendileri değil, yakınlarını da sisteme dahil ettiler.

Kaan Demir ve ekibi profesyonel bir sahtecilik ağı kurmuş. Paralarını yatıranlar kısa süreliğine ödemeler almış, böylece güven artırılmış.

Ancak sistem büyüdükçe, paraların çekilmesi imkânsız hale gelmiş. “Vergi ödenecek”, “Para yurtdışından geliyor” gibi bahanelerle mağdurlardan sürekli yeni paralar talep edilmiş.

En sonunda hesaplar boşaltılmış ve dolandırıldıklarını anlayanlar ise iş işten geçtikten sonra gerçeği fark etmiş.

Murat Ağırel’in yazısı