Daha daha ötesi ismi konmayan ve pek açık edilmeyen ‘devletin MHP’lileşmesi’ diye bir süreç neredeyse tamamlandı. 70’li yılların Ülkücü sloganları, dost-düşman tanımları, Türklük ve Müslümanlık sentezleri bugün devletin resmî ideolojisini oluşturuyor.
Sol-sosyalist tezler hâlâ marjinal, Marksist-Leninist-Maoist gelenekten kopup gelen Aydınlıkçılar 70’lerin Ülkücü tezlerini biraz Avrasyacılık sosuna bulayarak savunuyorlar, ‘Maocu Bozkurtlar’ın bir efsane olmadığını kanıtlıyorlar. Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının vitrin süsü gibi durduğu Türk Solu da öyle.
Bir zaman tünelinden geçip, MHP’nin bugün kasasında saklı tuttuğunu zannettiği “70’lerin Ülkücülüğü dışında, siyaset pazarında geçer akçe var mı?” sorusuna bir cevap aramayı deneyin. Sol her fraksiyonu ile marjinal; kitle partisi olarak CHP’nin boyu ne uzuyor ne kısalıyor. Ana akımlardan Millî Görüş geleneği tam da iktidarda iken buharlaştı ve yok oldu; Adil Düzen’i hatırlayan var mı?
AK Parti’nin kendi imalatı olan ‘Muhafazakâr demokrasi’ tedavülden kalkalı çok oldu. PKK ile gelişen güçlenen Kürt solu dışında, kimliğini-kişiliğini hem muhafaza edip hem de hegemonyaya dönüştüren MHP dışında başka bir siyasi gelenek var mı?