Gelelim asıl soruya: Temel haklar askıya alınsa, hukuk bütünüyle kaldırılsa Türkiye’nin PKK’nın başlattığı kent savaşı başta olmak üzere hepimizin yaşama hakkını ve ülke bütünlüğünü ilgilendiren sorunları daha kolay mı çözülür? Kesin cevap “hayır” olacaktır. Bu acil güvenlik sorununu, hukukun iptal edildiği keyfî bir yönetimin gerekçesi olarak kullananların da aslında çok iyi bildiği gibi, geniş kitlelerin taraf olduğu sorunlar sadece demokrasi ve insanî güvencelerle çözülür. PKK’nın yürüttüğü kirli savaşta asıl gücü militanlarının sayısı veya kullandığı silah ve mühimmatın çokluğundan gelmiyor; PKK doğrudan halkın desteğini şu veya bu şekilde arkasına aldığı için ülke bütünlüğüne yönelik ciddi bir tehdit oluşturuyor. Bu kitle desteği de PKK’nın arkasına, Çözüm Süreci’nde bölge halkı devletin hukuk güvencesini hissettiği için geçti. Tekrar kazanmanın çaresi de, devleti PKK’dan farksız kılacak hukuksuzluklar değil, tersine hukuk güvenceleri. Demek ki Adalet bakanının zehir zemberek açıklamasından sonra Kılıçdaroğlu hakkında soruşturma açmak, bu ülkeyi herkes için yaşanamaz hale getirmenin sadece basit bir işareti. Kılıçdaroğlu’nun güvencede olmadığı bir ülkede kim devletten emin bir şekilde yaşayabilir?