Mümtaz'er Türköne: Alevi inancını belirleme yetkisi Alevilere bırakılmış görünüyor, ama…

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

“Biz dinî statü veremeyiz” diye, Alevî inancını belirleme yetkisini bu inancın mensuplarına bırakmış görünüyor; ama peşinden iki kırmızı çizgi ilan ediyor. Birincisi “Aleviliğin İslâm dışında bir yol olarak tarif edilmesi”, “ikincisi ise cemevlerinin caminin alternatifi, başka bir inancın mabedi gibi gösterilmesi”.

Başladığımız yere dönüyoruz, aksini söylemesine rağmen Diyanet İşleri Başkanı inancı, statüyü ve neyin ibadethane sayılıp sayılmayacağını belirlemiş oluyor. Çizdiği bu çerçeve içinde bir Alevî vatandaşın, “benim ayrı bir inancım var”, “bu inancıma diğer dinler gibi bir statü verilmesini, aynı saygıyı görmesini talep ediyorum” ve “bu inancımı cami dışında cemevi ismiyle ayrı bir mabedde yapmak istiyorum” deme hakkı ve özgürlüğü yok. Üstelik Başkan, bu sözleri “cemevlerine ibadethane statüsü” vaat eden Hükümet Programı’nı eleştirmek için söylüyor.

Mümtaz’er Türköne’nin yazısı