Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin (SBF) ilk kadın asistanı, doçenti ve profesörü 96 yaşındaki Nermin Abadan Unat, ülkedeki siyasi iklime ilişkin, “Nefesimizi tuttuk, bekliyoruz” dedi.

Hürriyet’ten Ayşe Arman’a konuşan Unat, 45 yıl boyunca hocalık yaptığı fakültede artık ders veremediği için çok üzgün olduğunu ifade ederek şunları söyledi: “Emekli olmayı da ben istemedim, devlet üniversitelerinde 67 yaşından sonra ders verdirmiyorlar. Saçma ama öyle. Sonra İstanbul’a geldim. Eski öğrencilerimden biri Boğaziçi’nin rektörüydü, rica etti, orada da ders vermeye devam ettim. Hem lisans hem de lisans üstü düzeyde. 22 sene de orada, yarı zamanlı verdim. Yaşın bir önemi yok yani, yaş vız gelir tırıs gider, enerjinizden de bir şey kaybetmiyorsunuz ama beden, küçük küçük fire veriyor.”
‘İlk Türk kadın büyükelçi öğrencimdi’

Öğrencileriyle tartışmayı çok sevdiğini söyleyen Prof Unat, yaşla beraber gençlerle ilişkilerinin azalmasının onu üzdüğünü dile getirdi: “Önce lisans öğrencilerini bıraktım. Dedim ki, ‘Hadi lisans üstü, onları alayım!’ Bir masa etrafında yine anlaşabiliyorduk. Ama artık onda da zorlanıyorum. Sınıfa girip metin okuyan, sonra ‘Allahaısmarladık!’ diyen akademisyenlerden değilim, hiç olmadım, konuşmak, tartışmak isterim. 60 yıllık hocalık hayatı var arkamda. Her anından keyif aldım, gençlerle çok mutlu oldum. Bir de öğrencilerinizin ilerlemelerini görüyorsunuz. İlk Türk kadın büyükelçisi benim öğrencim oldu mesela. Büyükelçiler, bakanlar, parti başkanları. Şimdilerde gençlerle ilişkilerim azaldı diye üzülüyorum. Ama tabii fikri meşgalelerim devam ediyor. Beni mesela en fazla korkutan şeylerden biri okuyamamak.”
‘Bugünkü gençler sarhoş gibiler’
Unat, Cumhuriyet’in kuruluş yıllarına da tanıklık etmiş biri olarak, “‘Biz bu ülkeye nasıl faydalı olacağız?’ Gece gündüz düşündüğümüz buydu. Bugünkü gençleri de suçlamıyorum. Çünkü sarhoş gibiler, tüketim hırsıyla sarhoş edilmişler. Cep telefonunun, ayakkabının, çantanın, saatin, bilmem neyin belli modellerine sahip olmak için çırpınıp duruyorlar. Bir marka ve tüketim merakıdır gidiyor. Şimdiki gençler de ülkelerini seviyordur ama her şey o dönem bizim gözümüzün önünde oluyordu. O kadar büyük gelişmelere imza atıldı ki, Atatürk’ün açtığı yol, hakikaten bir aydınlanma felsefesiydi” ifadesini kullandı.
‘Nefesimizi tuttuk bekliyoruz’
Prof. Unat, Türkiye’de siyasetin içinde bulunduğu duruma ilişkin olaraksa, “Efendim beni en çok tedirgin eden, bu muazzam cepheleşme. Ülkenin daha da gerilmemesini umut ediyorum. Bakalım neler olacak. Nefesimizi tuttuk bekliyoruz” diye konuştu.