Korkuyu önce açık alanlara saldırarak yaydı.
İstiklal Caddesi, Taksim, Kızılay, Beşiktaş bombalarıyla meydanları tehdit etti.
Yetmedi, Sultanahmet, Sabiha Gökçen ve Atatürk Havalimanı saldırılarıyla turizme darbe vurdu; yalnızlaştırmanın kapısını araladı.
Şimdi ise siyasetten arınmış birlikteliğin en önemli merkezleri olan spora ve eğlenceye yöneldi.
Öldürdüğü, şehit ettiği tek insan değildi; toplumsallaşmayı da katletti.
Yarattığı kaygıyla özgürlüğü rehin aldı; güvenli ortamda yaşama sorunu, özgür yaşamın yerine geçti.
Terörün eylem yapma aralığı; yani frekans sıklığı daraldı, 10 güne indi.
Yapabilirliği arttı….
Toplumun travmayı sorgulayıp hazmederek baş etme yolunu bulmasına fırsat vermeyecek oranda seri eyleme, katliama yöneldi.
Kendimizi ait bulduğumuz kültürün bütünleştirerek yatıştıran unsurlarına saldırdı, çatıştıracak hale getirdi.
Güvenliksizleştirdi…
Bundan çıkılmaz ise toplumsallaşmaya veda edilip bedeli ağır akılsız kitle hareketlerine tanıklık ederiz.