İktidar bu ülkede yıllardır gazetecileri satın almaya, alamadıklarını da zindanlara tıkarak susturmaya boşuna çalışmıyor.
Bu ülkenin en kıymetli gazetecileri zamanında sistematik bir şekilde faili meçhul cinayetlerle boşuna öldürülmediler.
Onların yokluğuyla açılan alanlara kullanışlı gazeteciler boşuna yerleştirilmediler.
Bugün “en” bağımsız haberciliğin bile ilan almadan yapılamadığı, vahşi kapitalizme göbekten bağlı olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Ve hapisteki gazetecileri iktidarın elinden kurtarmaya çalışırken gazetecilik ve sistemin tuzakları üzerine kafa yoracak bir boşluğu lüks sayıyoruz.
Özgür basından gocunan kötücül iktidarların kadim telaşından payını fazlasıyla alan bu ülkede “Gazetecilik suç değildir” gibi garabet bir cümle kurmak zorundayız.
Ve o cümleyi “Bağımsız gazeteciliği engellemek suçtur” diye tamamlamanın dahi suç sayılabileceği kaotik bir iklimde haber yapmaya çalışmaktayız.
Suçun tarifini suçlunun yaptığı bir sistem…
Bugün hukuki kılıf uydurularak büyük bir hukuksuzlukla tutuklanıp yargılanan gazetecileri iktidarın elinden alabilecek en büyük güç mesleğin karakterindedir.
Güdümlü olarak saraydan değil bağımsız olarak sokaktan haber yapana gazeteci denir.
Ve bağımsız gazetecilik tabii ki suç değildir…
Ama suçlular için büyük bir tehlikedir.