Amerikan Rüyası vaadlerle dolu bir masal.
O rüya diyor ki, çok çalışırsanız her şeye sahip olabilirsiniz.
Fakir bir ailenin ya da göçmen bir ailenin çocuğu olmanız hiç önemli değildir.
Bu düzende herkes eşit fırsatlara sahiptir ve o fırsatları doğru değerlendiren herkes başarıya ulaşabilir. Yani Amerikan rüyası insanları çok çalışırlarsa her şeyi başarabileceklerine inandıran bir dinin adı.
Tanrısı para.
Cenneti başarı.
Cehennemi başarısızlık.
Sadece o kıtada değil tüm coğrafyalarda herkesin eğer fırsatları doğru kullanabilirse zengin olabileceği ama zenginle fakirin asla aynı haklara sahip olmayacağı bir düzeni rüya olarak tanımlayan aklın peşine takılan dünya doğal olarak kabustan uyanamıyor.
Artık açıkça bölgesel değil bileşenleri değişebilen küresel güçlerin elinde olan esnek bir ekonomik kudretin yönettiği bu dünyada, paranın dolayısıyla kudretin kimlerde olacağı ve nasıl paylaşılacağı halkların tepkileri ya da tercihleriyle belirlenemeyen bambaşka bir paralel sistemde kararlaştırılırken, yeryüzünde yapılan bağımsızlık ya da bağımlılık tartışmaları kalabalıkların önüne atılmış oyuncaklardan öte bir anlam taşımıyor.