Bu ülkede herkes Atatürk’ü sevmek zorunda değildir.
Aydınlanma devrimlerini beğenmek zorunda değildir.
Cumhuriyet rejimini onaylamak zorunda değildir.
İnsanlar Atatürk’ten nefret edebilirler.
Onun büstüne, resmine gıcık olabilirler.
Meşreplerine göre onu eleştirebilirler.
Onun hakkında ağıza alınamayacak laflar edebilirler.
Hatta davranış bozuklukları varsa onun çeşitli suretlerine fiziksel olarak saldırabilirler.
O yüzden sosyal medyada dolanan Atatürk’e hakaret görüntüleri aslında hakaretin değil cehaletin, gerilemenin görüntüleridir.
O hakaret edeni tekmeleyip aşağılayan ve sonra da hapse tıkan irade de adaletin değil yine cehaletten beslenen bir faşizmin iradesidir.