Mine Ataman: Çiftçinin en zor kararı, soğan üretsin mi, üretmesin mi?

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Çiftçinin en zor kararı, soğan üretsin mi, üretmesin mi? Piyasa müdahaleleri, vergi indirimleri ve ithalat kararları fiyatı geçici olarak aşağı çekebilse de asıl sorun kök salmaya devam ediyor. İklim değişikliği, piyasa koşulları, makroekonomik dalgalanmalar, küresel fiyat hareketleri gibi zorlu şartlar nedeniyle tarımın en güçlü kabiliyeti olan çiftçinin üretme iradesi her yıl yeni sınavlarla karşı karşıya kalıyor. 

Soğanı yalnızca menemen tartışmasına sıkıştırıyoruz. Oysa soğan, gıda sanayisinin temel hammaddelerinden biri. Hazır çorbalar, et/tavuk suları, ketçap gibi yüzlerce sos, baharat karışımları, kurutulmuş sebze ürünleri gibi sayısız ürünün temel aromatik bileşeni. Menemeni soğansız yapabiliriz ancak gıda sanayisi soğansız yaşayamaz.

Soğan ve patates gibi ürünler çiftçi için artık sadece bir üretim tercihi değil, büyük bir finansal risk.

Son yıllarda soğan üreticisinin verdiği birçok karar haneye zarar olarak geri döndü. Bir yıl zarar etmek, büyük işletmeler için yönetilebilir bir durum olsa da mazotunu, gübresini, işçiliğini krediyle finanse eden küçük çiftçi için üretimden tamamen çekilmek anlamına geliyor. Küçük üretici fiyatı dalgalı ürünlerden uzaklaşıyor. Daha az kazandırsa bile getirisi daha öngörülebilir ürünlere yöneliyor.

Küçüklerin bıraktığı boşluğu finansal mukavemeti güçlü büyük işletmeler dolduruyor. Tarım ölçek değiştiriyor. Bu yalnızca ekonomik bir dönüşüm değil, tarımın sosyal yapısı değişiyor. Masaya artık daha az sayıda ama daha güçlü çiftçiler oturuyor. Gelecekte politika yapıcılar ÇKS’ye kayıtlı milyonlarca küçük üreticiyle değil, güçlenmiş daha büyük üreticilerle pazarlık yapmak zorunda kalabilir.

Mine Ataman’ın yazısı