RIFAT DOĞAN
Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi ve Arkeologlar Derneği, Topkapı Sarayı’nın SİT derecesinin düşürülmesi hakkında yasal işlem başlatacaklarını duyurdu.

Fatih belediyesi, İstanbul 4 numaralı Koruma Kurulu’na başvurmuş, kurul da Topkapı Sarayı’nı 1’inci derece arkeolojik sit alanından 3’üncü dereceye düşürme kararı almıştı. Böylece belediyenin istediği yerlerde denetimli inşaat yapabilmesinin yolu açılmıştı.
Haber üzerine Fatih belediyesi imara açılacağı öne sürülen Hasbahçe için “Burası asla ve asla inşaata açılmayacak” demiş, Kültür Bakanlığı da söz konusu haberi, ‘tamamen gerçek dışı’ diye nitelemişti.
Belediye Başkanı Mustafa Demir de projenin amacının tarihi eserleri ihya etmek olduğunu söylemişti.
‘Topkapı Sarayı, Gülhane Parkı ve Saray Bahçesi bir bütün’
TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi ve Arkeologlar Derneği’nin açıklamasında, Topkapı Sarayı, Gülhane Parkı ve Saray Bahçesi’nin ‘eşşiz tarihi yarımada silueti’nin başlangıç noktasını oluşturan, en önemli öğelerini barındıran, korunması gerekli arkeolojik, doğal, kentsel ve tarihi değerleriyle bir bütünü olduğu vurgulanarak “Bu nedenlerle İstanbul 1 numaralı KTVK kurulunun 12.07.1995 gün ve 6848 sayılı kararıyla Sur-u Sultani Bölgesi 1.Derece Arkeolojik Sit Alanı ve 1.Derece Koruma bölgesi sınırlarına alınmıştır” dendi.
Kültürel açıdan çok zengin
Açıklamada SİT derecesi düşürülen alanın tarihi, arkeolojik ve kültürel zenginliğine dikkat çekilerek şunlar kaydedildi: “Osmanlı Dönemi’nde Sepetçiler Kasrı, Şevkiye Köşkü, İncili Köşk, Balıkhane Kasrı gibi yapılar ve Bizans Dönemi’nde Mangana Sarayı’nın bir bölümü bulunmaktadır. Ayrıca antik kentin akropolisinin güneydoğu yamaçları olan bu bölgenin Bizans öncesi dönemlerde de konumu gereği büyük önem taşıdığı kuşku götürmez. Söz konusu alan ve yakın çevresinde bir sarayın dışında kilise ve manastırlar ve çeşitli kamusal yapılar olduğu eski yazılı kaynaklardan bilinmektedir. 1921-23 yıllarında Robert Demangel yönetiminde gerçekleştirilen kazılarda bunların küçük bir bölümü açığa çıkarılmıştır (Demangel & Mamboury 1939: Le quartier des Manganes et la première région de Constantinople, Paris De Boccard). Buna göre sit derecesi düşürüldüğü belirtilen bölge ve yakın çevresindeki başlıca kalıntılar, Orta ve Geç Bizans Dönemlerine tarihlenmek üzere Polo sahasi, Mangana Sarayi, Hagios Georgios Mangana Manastırı kompleksi, Hodegetria Manastiri, İsa Philanthropos kiliseleridir.”
‘Teklif edilmesi bile bir skandal’
“Bölgenin koruma derecesinin 3’e düşürülmesinin teklif edilmesi bile bir skandaldır” diyen dernek, bu konuda izlenmesi gereken kriter ve koruma hukukuna dikkati çekti.
Dernek, şu uyarılarda bulundu: “Esasen herhangi bir alanın arkeolojik, kentsel, doğal ve veya tarihi SİT alanı olarak tespiti ve SİT derecesinin tayini; o bölgenin taşıdığı ve barındırdığı özelliklere, ulusal ve uluslararası ilke ve bilimsel kriterlere bağlı olduğu gibi kaybolan tarihi eserlerin yeniden inşası ve/veya ihyası da aynı şekilde ulusal ve uluslararası koruma hukuku ve kurallarına, mesleki ve teknik ilke ve kriterlere bağlıdır. Bu tescil tespitler bizatihi alanın içerdiği tarihi, arkeolojik, kültürel ve doğal herhangi bir bilimsel ve teknik neden olmadan idarelerin projelerine, önerilerine ve niyetlerine göre değiştirilemez. Yapılacak her türlü müdahale, bilimsel tespit ve kriterlere uygun olmak zorundadır.”
Yasal işlem gündemde
Koruma Kurulu’ndan yazı talep edildiği ve yanıt uyarınca yasal işlem başlatılacağı belirtilen açıklamaya şöyle devam edildi: “Özellikle UNESCO’nun 2006 yılından bu yana Dünya Miras Listesi’nde yer alan alanlar ve tampon bölgelerle ilgili yayınladığı raporlar, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu doğrultusunda, İstanbul’un Dünya Kültür Miras Alanı’nın bütüncül bir yaklaşımla bu bölgelerin uluslararası üstün değerlere sahip bir alanın gerektirdiği özen ve duyarlıkla planlanması ve yönetilmesi gerekliliği apaçık bir gerçek olarak ortada dururken; tarih ve kültür varlıklarımıza karşı suç teşkil edebilecek işlemlerden bahseden, başta Koruma Kurullarımız olmak üzere meslek ve bilim camiamızı uluslararası alanda zor durumda bırakacak bu açıklama konusunda ilgili Koruma Kurulundan resmi bilgi talep edilmiş olup alınan yanıt uyarınca gerekli yasal işlemler başlatılacaktır.”