İlk kez canlı insanların akciğerinde mikroplastiğe rastlandı. Akciğerin derinliklerinde bulunan mikroplastik, analiz edilen numunelerin neredeyse hepsinde tespit edildi.

Çevre örgütü Plastic Oceans’ın verilerine göre her yıl 300 milyon ton plastik atık üretiliyor. Bu atıklar biyoçözünür olmamakla birlikte mikroplastik (5 milimetreden küçük) adı verilen daha küçük parçalara ayrılıyor.
Araştırmalar çevrenin bu görünmez kirleticilerinin çay, tuz, deniz ürünleri, bal, şeker, bira, sebze, meşrubat, şişe su gibi sofraların olmazsa olmazlarından, bazı organlarımıza hatta anne karnındaki bebeklerin plasentalarına (rahimde gelişen doku) kadar her yerde bulunduğuna işaret ediyor.
Son olarak ilk kez insan kanında mikroplastiğe rastladığı bildirilmişti.
Mikroplastiklerin insan sağlığı açısından oluşturduğu risk nedir sorusunaysa bilim hala yanıt arıyor. Ancak uzmanlar “Henüz delil olmaması zararı olmadığının kanıtı değildir” diyerek uyarıyor. Örneğin geçen yıl laboratuvar ortamındaki bir çalışma mikroplastiklerin insan hücresine zarar verebileceğini göstermişti. Bununla birlikte mikroplastiklerin vücuttan atılmadan önce ne kadar süreyle kaldığı bilinmediğinden insan sağlığına etkisi net olarak ortaya konamadı.
Polipropilen ve PET
Britanya’da düzenlene son araştırmadaysa ameliyat olan 13 hastadan alınan doku örneklerinin 11’inde mikroplastik bulunduğu açıklandı. En çok rastlanan parçacıkların plastik ambalaj ve borularda kullanılan polipropilen ve şişelerde kullanılan PET olduğu belirtildi.
Daha önceki iki araştırmada da otopsi sırasında akciğerden alınan doku örneklerinde benzer seviyelerde mikroplastik bulunmuştu.
Mikroplastiklerin solunum ve su ile gıda tüketimi yoluyla insan vücuduna girdiği biliniyor.
‘Bu kadar büyük ve derinde olması şaşırtıcı’
Hull York tıp okulundan araştırmanın baş yazarı Laura Sadofsky, bulguların şaşırtıcı olduğunu belirterek şunları söyledi: “Akciğerlerin alt bölgelerinde bu kadar büyük miktarda ya boyutta parçacıklar bulmayı beklemiyorduk. Solunum yolları akciğerlerin alt kısımlarında daha küçük olduğundan bu şaşırtıcı bir durum. Bu boyuttaki parçaların bu kadar derine inemeden filtrelenmesini ya da takılı kalmasını beklerdik.”
Science of the Total Environment dergisinde yayımlanan araştırmanın, mikroplastiğin sağlık üzerindeki etkilerini belirlemek amacıyla laboratuvar deneyleri için gerçekçi koşullar yaratmada faydası olacağı belirtildi.