15 Temmuz darbesi sonrası Fetullahçı darbecilerin istediğinin tam tersi oldu. İç savaş çıkartmaya çalıştılar ama görülmemiş bir ‘iç barışın’ yolunu açtılar.
7 Ağustos’ta Yenikapı’da her partiden yan yana gelen 5 milyon vatandaş da bu barışı perçinledi.
Bu güçlü ‘bir arada yaşama iradesinin’ niteliği net. ‘Ulusal güvenlik, demokrasi ve vatanın bütünlüğü gibi müştereklerimizi muhalefet konusu yapmadan’ siyasi farklılıklarımızla beraber yaşayacağız.
Ancak kimileri bu toplumsal konsensüsü yanlış yorumluyorlar. Demokrasiye ve seçilmiş iradeye karşı siyaset dışı vesayet odaklarıyla iş birliği içindeki unsurlara yönelik mücadelemizi, eleştirilerimizi unutacağımızı sanıyorlar.
Yanılıyorlar, kusura bakmasınlar, yok öyle bir dünya.
Zira yalnızca o gece darbeye kalkışan Fetullahçılara lanet ederek bertaraf edilebilecek bir tehlikeyle muhatap değil bu ülke. Sorunumuz daha yapısal, yerleşik ve köklü.
15 Temmuz darbesine giden yolun taşlarını döşeyenlerle yüzleşeceğiz. Hesaplaşacağız ki ‘kalpaklı ya da takkeli kılığına bürünüp’ halka darbe yapmaya kimse heveslenemesin.